Ankara'nın Başkent Oluşu (13 Ekim)

Osmanlı Mebusan Meclisi son kez 12 Ocak 1919'da İstanbul'da toplandı. 16 Mart 1919 günü İngilizler İstanbul'a girdi. Osmanlı Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da toplanma olasılığı kalmamıştı. Milletvekillerinin toplanacağı ve ülkenin yönetileceği bir başkent gerekiyordu.
Ankara, Anadolu'nun ortasında, savaş cephelerine eşit uzaklıkta bir kentti. Savaşın yönetimi ve haberleşme, Ankara'dan kolaylıkla yürütülürdü.  Bu nedenle 19 Mart 1919 günü Mustafa Kemal Paşa kimi illere ve komutanlıklara bir genelge gönderdi. Bu genelgede özetle ; "Osmanlı Devletinin yaşamı ve egemenliğinin sona erdiği" bildiriliyor, "Türk ulusu kendi yaşamını ve bağımsızlığını koruyacaktır." deniliyordu. Bu genelgeden sonra temsilcilerle Osmanlı Mebusan Meclisi'nden gelen üyeler Ankara'da toplanmaya başladılar. Ankaralılar onları coşkuyla, sevinçle, sevgiyle karşıladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 günü, Ankara'da açıldı. Mustafa Kemal Paşa bundan sonra ülkeyi kurtarma çalışmalarını Anadolu'nun bu küçük kentinde sürdürdü. Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın planları bu yoksul kentte hazırlandı. Savaşın başarıya ulaşması için düzenli ordular kuruldu. Bu ordular İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da düşmanı bozguna uğrattı. 30 Ağustos 1922'de kazanılan Başkomutanlık Savaşı ile Kurtuluş Savaşı'mız tamamlandı.
Yurdumuz düşmanlardan kurtulduktan sonra 13 Ekim 1923 günü İsmet Paşa ve dört arkadaşı Ankara'nın başkent olması için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yasa önerisi verdiler. Öneri mecliste oylandı, kabul edildi. Böylece Ankara yeni Türkiye Devleti'nin başkenti oldu. Başkent, ülkenin yönetim merkezidir.

Büyük Millet Meclisi, devlet başkanı, başbakanlık, bakanlıklar, yüksek yargı organları, başkentte bulunur.
HEP BİR ARADA, SEVGİ DOLU VE HUZURLU NİCE BAYRAMLAR GEÇİRMEK DİLEĞİYLE, RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN! MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMI TÜM ULUSUMUZA HAYIRLI OLSUN.
''Ulusça bayramı kutladığımız şu günlerde,  askerimize tetiği çeken eli de çektiren zihniyeti de şiddetle ve nefretle kınıyor, şehitlerimize rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz''
Ermeni katliamından Resimler >>>>>>>>

Ermeni tasarısı komitede kabul edildi.  (11 Ekim 2007)

ABD Temsilciler Meclisi’nin Dışişleri Komitesi, 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendiren tasarıyı 21’e karşı 27 oyla kabul etti. Patrik Karekin “90 yıl sonra rahatladık” derken..

Ermeni Soykırımı İddiaları (Ermenice: Հայոց Ցեղասպանություն) Osmanlı Devleti'nde iktidarda bulunan İttihat ve Terakki hükümetinin 1915 yılı ve devamında Türkiye'de yaşayan Ermeni'lere karşı sistematik bir yok etme harekâtı uyguladığına ilişkin görüşlerdir. >>>
Ermeni sorununun dünü bügünü...>>>>>
Metal İşleri Bölümü Yenileniyor.. (10 10 07 )

Metal işleri atölyesinin demir doğrama olan cam ve çerçeveleri pimapen yapılıyor. Zamanla eskiyen ve bakıma ihtiyaç gösteren metal işleri atölyesi kışın daha sıcak bir ortamda eğitim yapabilmek için yenileniyor.  Metal işleri atölyesinde yapılan çalışma ile hem görünümü hem de hizmet kalitesi artmış olacaktır.  Okulumuzda öğrencilerimize daha iyi ortamda daha kaliteli hizmet vermenin gayreti içinde çalışılmaktadır. Öğretmen ve öğrencilerimize daha iyi ortamda iyi bir eğitim öğretim yılı geçirmelerini diliyoruz.

AHİLİK KÜLTÜR HAFTASI    ( 07 10 07 )

Her yıl 08 Ekim - 12 Ekim tarihleri arasında Ahilik Kültür Haftası kutlanmaktadır.  >>>Ahilik Kültürü

Ahi kelimesi sözlük anlamı olarak “kardeşim” anlamına gelen Arapça “ahi” ile “eli açık, cömert, yiğit” anlamına gelen Eski Türkçe’deki “akı” kelimesine dayandırılmaktadır. Ahilik günümüzün meslek ve ticaret odalarına benzeyen bir yapılanmaya sahipti. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde varlığını sürdüren Ahi Teşkilatı, ticari hayatı düzenleyerek toplumun ekonomik düzenini sağlamanın yanında, vermiş olduğu ahlaki terbiye ile de toplumun sosyal eğitimini de üstlenmiştir.

Ahilik genelde şu esaslar üzerine yükselir. Bir Ahinin eli, yüzü, sofrası ve gönlü herkese açık olmak zorundadır. Gözü, beli ve dili de herkese kapalı olmak zorundadır. Gözün kapalı olmasından kasıt; kişilerin kusurlarını görmemek, dilin kapalı olmasından kasıtta kötü söz söylememektir...

Ahiliğin 13.yy’da ortaya çıktığına yönelik yaygın bir kanı vardır. Tarihçiler ahiliğin belli bir süreç içinde olgunlaştığını belirtmekle birlikte, genelde Ahiliğin ortaya çıkışını tek bir isime indirgerler; asıl adı Şeyh Nasiruddin Mahmud Ahi Evran b. Abbas olan Ahi Evran’a. Ahi Evran, devrinin birçok ilmini tahsil ettikten sonra kendisini Moğol istilasından önce Anadolu’daki Müslüman halkın birlik ve beraberliğini sağlamlaştırmaya adadı. Bunun içinde özellikle esnaflar ve çeşitli meslek mensuplarını bir araya getirdi. Kısa sürede halk tarafından benimsenen ve çok sevilen Ahi Evran, hakkındaki asılsız suçlamalar neticesinde beş yıl kadar hapis yattı. Hapisteyken Moğol istilası bütün şiddetiyle başlamıştı. Hapisten çıktıktan sonra büyük bir kargaşa ortamına sürüklenen Anadolu’da barış ve kardeşliği yeniden tesis etmek için çalışmalara başladı. Asıl mesleği debbağlık yani bugünkü adıyla dericilikti. Bunun yanında devrinin ilimlerindeki derin bilgisi sayesinde devrinin en güzide ilim adamlarından biri olarak tanındı ve sevildi. Bu kadar sevilmesi ülkeyi ele geçirmiş bulunan Moğollar tarafından hoş karşılanmadı ve onların isteği üzerine 1262’de Kırşehir’de şehit edildi.

Ahilik anlayışı, toplumda yaşayan fertleri birbirine yaklaştırmak ve aralarında dayanışma kurulmasını sağlamaktır.
Bir toplumda birlik ve dayanışmayı sağlayan en önemli unsur müşterek değerlerin korunması ile mümkündür. Türkler'in Anadolu'da bin yıldan beri varlığını sürdürmelerindeki sır Ahilik anlayışı içerisinde bu değerlere saygı göstermeleridir.
Bu anlayışa göre din, dil, ırk farkı gözetmeksizin herkese eşit muamele yapılmıştır. Bir toplumda sosyal tabakalaşma olabilir. Kimi zengin, kimi fakir olabilir; fakat ikisi arasındaki fark fazla olmamalıdır. Ahlik zenginliğe karşı değildir. Çalışmak ve üretmek, alınteri ile kazanmak Ahilikte bir ahlak kuralıdır. Bunun için herkesin mutlaka bir mesleği ve işi olmalıdır. Ahilik, halkın sırtından geçinenlere, bir köşeye çekilip miskin miskin oturanlara karşıdır.
Ahilikte iş ve meslek ahlakı, kabul edilmesi mecburi kurallar haline gelmiştir. Kendinden önce başkalarını düşünmek ve kollamak, hakkettiğinden fazlasını istememek, kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde "hırs" ve "tama"dan uzaklaşmak, kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olmak, sanatını mutlaka bir üstaddan öğrenmek ve birliğin, beraberliğin korunması için dayanışma içerisinde bulunmak ahiliğin mutlaka uyulması şart olan ahlak kaideleridir. Ahiler yeniliğe açık insanlar olup, halka sanat, meslek ve genel bilgiler öğretmek için var güçleriyle çalışırlar.
Bu bakımdan Ahiliğin eğitimcilere ışık tutacak önemli özellikleri vardır.
Ahilik sisteminde, işyerinde çalışanlar ile çalıştıranlar arasında pek fark olmadığı gibi aralarında baba-oğul ilişkileri vardır. İşyeri aynı zamanda sanatın ve ahlakın öğretildiği bir okuldur. Burada üretilen mal, belli bir ihtiyacı karşılayacak şekilde kusursuz ve tam olarak üretilir. Emeğin karşılığı çalışanının alınteri kurumadan ödenir. İşyerlerinde çalışan ve çalıştıranlar dayanışma içerisindedir. Bu uygulama emek ve sermaye'nin barışık olduğu bir model oluşturur.
Günümüzde toplam kalite, müşteri beklentileri, tüketici korunması, standart üretim gibi kavramların önemi yeni yeni anlaşılmaya başlanmıştır. Bugün kaliteli üretim için başvurulan ve Toplam Kalite Yönetimi dediğimiz tedbirlerle tüketicinin daha ucuz, daha kaliteli mal alma imkanı doğmuştur. Ahilik sisteminde bir malın üretimden tüketicinin eline geçene kadar üretimin her safhası bütün çalışanların sorumluluğu altındadır. Çıraklar, kalfalar ve ustalar hep birlikte malın kalitesinden sorumludur. Ayrıca oto kontrol sistemi ile malın kalitesi sürekli denetlenir. Bugün de toplam kalite yönetimi kapsamında kalitede mükemmellik, verimlilik, hatasız üretim, kalite güvenliği, ülke ve uluslararası standartlara uyum, ISO 9001, tüketiciye cevap verme hattı, tüketici tatmini gibi konular henüz yeni yeni işyerlerinde gündeme gelmeye başlamıştır. Üretime katılan her kademedeki personelin eğitimi, işletme içi tüm personelden faydalanma, tam kapasite çalışma gibi tedbirler yanında işyerinde her türlü üretim ve hizmetlerden işyeri çalışanları sorumlu  tutulmaktadır.
 Ahilik sivil toplum kuruluşlarının en eski bir modelidir. Ahiler, daima toplum yararına hizmet yapmışlardır.
 
Türkiye Zeka Vakfı 12. Zeka Yarışması (06 10 07)
Eleme Sınavı sorularının 23 Eylül 2007 Pazar günü yayınlanması ile başlayan Türkiye 12. Zeka Oyunları Yarışması "Oyun 2007" sürüyor. Eleme sınavının cevapları 19 Ekim 2007 Cuma gününe kadar postayla, faksla, TZV web sitesi üzerinden ya da elden iletilebilir. >>>
Ek Yerleştirme Sonuçları (06 10 07)

Yerleşmeye hak kazanan adaylar, sonuçları ÖSYM'nin  http://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden saat 12.00'den sonra öğrenebilecek.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan yazılı açıklamada, 2007-ÖSYS genel yerleştirme sırasında açık kalan, kaydolmama nedeniyle boş kalan ve genel yerleştirme sonrası yeni açılan yükseköğretim programları kontenjanlarına ek yerleştirme sonuçlarının tamamlandığı bildirildi. Ek yerleştirmeye 162 bin 908 adayın başvurduğu kaydedildi. Yerleştirmeye hak kazanan adaylar sonuçları saat 12.00'den sonra ÖSYM'nin http://sonuc.osym.gov.tr  internet adresinden öğrenebilecek.

http://emezun.meb.gov.tr/  Sevgili Mezunlarımız,
Meslek ve teknik eğitim kurumları mezunlarının işgücü piyasasındaki durumunu belirlemek, eğitimle bireye kazandırılan mesleki yeterliliklerin iş hayatı ile uyumunu değerlendirmek, sistemin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek amacıyla "Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları Mezunlarının İzlenmesi" projesi başlatılmıştır. Ülkemizde meslek eğitimi Meslek ve teknik eğitim kurumları mezunları kayıt olarak projeye destek vermelidir. 17 den 77 ye bütün mesleki eğitim mezunlarımız patron yönetici eğitimci işçi ... katılımınız beklenmektedir.

5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ
BM Eğitim, Bilim ve Kültür örgütü UNESCO Genel Kurulu’nun 28. oturumunda 5 Ekim günü Dünya Öğretmenler Günü olarak kabul edildi. Bu günde uluslararası öğretmen çatı örgütlerinin katkılarıyla öğretmenlerin statüsüne ilişkin tavsiye kararları alındı. Bu belge öğretmenlerin salt okul içinde değil toplum içinde de yerine getirdikleri işlevlerin taşıdığı önemi uluslararası düzeyde belgeleyen, öğretmenlerin tüm sorunlarını ele alan ve durumlarını tüm ayrıntıları ile düzenleyen bir belgedir.

Okulumuz ağ bağlantısı bakımdan geçiriliyor. (04 10 07)

Okulumuzun internet ağında yaşanan problemlerin giderilmesi için Elektronik öğretmenimiz Mehmet Emin KAYA ve Bİlgisayar Öğretmenimiz İbrahim TEKİNSOY internet ağı kablolarının kontrol ve bakımını yapıyor. Öğretmenler odasındaki dağıtım yeri çok karışmış ve arızalara sebep olmaktaydı. Bağlantı dolabı konarak kablo ve hub dağınıklığı düzeltilerek hat kontrolleri yapılmakta ve arızalı kablolar yenilenmektedir.
 

Hayvanları Koruma Günü (4 Ekim)

Her yıl Ekim ayının 4.günü "Hayvanları Koruma Günü" olarak kabul edilmiştir. İnsanlar arasında hayvan sevenler gittikçe çoğalmaya başladı.Hayvan sevenler ilk kez İngiltere'de 1822 yılında bir araya geldiler. Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma Birliği'ni kurdular. Bu hareket daha sonra tüm dünyaya yayılmaya başladı.
Yurdumuzda Hayvanları Koruma Derneği’nin 1908 yılında kurulmasıyla sistemli ve düzenli olarak hayvan sorunlarıyla ilgilenildi. Dernekler kuruldu, konunun önemi gittikçe büyüyor, insanlar yıllardır hayvanlara karşı yapılan haksızlıkların farkına vararak onları korumak istiyorlardı. . Aynı amaçlı dernekler birleşerek Hollanda'nın başkenti Lahey'de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu'nu oluşturdular. 1931 yılında toplanan bu kuruluş 4 Ekim'i Hayvanları Koruma Günü ilan etti.

Canlılar dünyası ; insanlardan, bitkilerden, ve hayvanlardan oluşur. İnsanların hayvanlarla olan ilişkileri çok eskilere dayanır. İlk çağlarda insanlar, hayvanlardan korkuyorlardı. Hayvanları sadece gıda ve yolculuk aracı olarak gören insanların zamanla bakış açıları değişmiş, onlara şefkat göstermeye, evcilleştirmeye ve onlarla dostluklar kurmaya başlamışlardır. İnsanlar daha ilk çağda kedi, köpek, at, koyun, sığır, keçi gibi hayvanları evcilleştirdiler. Evcilleşen hayvanlar, insanların yardımcısı oldu.
Hayvanlar, duyu ve hareket yetenekleri olan canlılardır. Hayvanların sahiplerine bağlılıkları, hayvan sevgisinin doğup büyümesine yardımcı oldu. Pek çok kitapta, filmlerde, sahipleri için canını veren hayvan öykülerini okur, izleriz. Hayvanları seven insanlar, hayvan hastalıklarını iyileştirmek için çalıştılar. Bugün uygar ülkelerde hayvan hastaneleri kurulmuştur. Veterinerler hayvan hastalıklarını belirleyip iyileştiriyorlar. Hayvan hastalıklarına karşı önlem alınıyor. Hayvanları hastalıklardan korumak için aşı yapılıyor.
Başlıca besinlerimiz olan et, süt, yumurta, yağ hayvanlardan sağlanır. Giyeceklerimizin bir bölümü de hayvanların derisinden, yün ve tüylerinden yapılır. İnsan sağlığı için gerekli olan aşı ve serumun yapılmasında da hayvanlardan yararlanılır. Evin kedisi evdeki zararlı böcekleri ve fareleri yakalar. Köpek evimizi ve hayvanlarımızı korur, bize bekçilik yapar. Tavuğun yumurta ve etinden, horozun sesinden, tüyünden ve etinden faydalanırız. At, eşek ve katır gibi hayvanların gücünden faydalanırız, yüklerimizi taşırlar, arabalarımızı çekerler, bizi de taşırlar. Manda, inek, koyun bize süt, et verir. Öküz tarlamızı, harmanımızı sürer, arabamızı çeker. Kafesteki kanaryanın ötüşünü dinlemek, akvaryumdaki balıkları seyretmek bizi dinlendirir. Çiçekten çiçeğe, ağaçtan ağaca dolaşan böcekler, bitkilerin çoğalma olayına yardımcı olur. Çevremizdeki hayvanlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak yararlanıyoruz. Kuşkusuz akrep, yılan gibi zararlı hayvanlar da vardır. Bu zehirli hayvanlardan kendimizi korumalıyız.
Hayvanları sevenler, insanları daha içten severler. Hayvan dostları mutlu olmayı sevgide ararlar. Hayvanları koruyalım. Hayvanlara eziyet etmeyelim. Hayvanları sevelim. Onlara yardımcı olalım. Hayvanları Koruma Günü'nde öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım.

Okulumuzda kış için kömür alımı yapılıyor.  ( 03  10 2007 )

Okulumuzun kışlık kömür  ihtiyacı hazırlıkları yapılıyor. Kış bastırmadan 2007 - 2008 yakacak ihtiyacı çalışmaları başlamıştır. Kış gelmeden gerekli komisyonlar görevlerini yaparak eğitim öğretim yılında kullanılacak kömür ihtiyacının ilk bölümü bugün okulumuza gelerek depolanmıştır.  Okulumuza kışlık 120 ton kömür alımı yapılmaktadır.

Avrasya bölgesinin en büyük Uluslararası Bilgi ve İletişim Teknolojileri Fuarı, CeBIT Bilişim etkinlikleri yıllar boyunca gittikçe artan etkileyici bir ziyaretçi ve şirket katılım oranına sahiptir.

2007 yılında onaltıncısı yapılacak Bilişim HİF A.Ş. tarafından, bir CeBIT Etkinliği olarak düzenlenmektedir.

En yeni ürünleri ve hizmetleri sergilemeye uygun teknolojik bir platform oluşturan CeBIT Bilişim Eurasia hem profesyonellere ve üst düzey yetkililere, hem de ulusal ve uluslararası ziyaretçilere açıktır. 

Ziyaretçi Bilgileri                            Fuar Tarihi : 2 Ekim 2007 Salı - 7 Ekim 2007 Pazar 
                                                           Fuar Ziyaret Saatleri : 11:00 - 19:00 

Fuar Biletleri : 20 YTL / gün (KDV Dahildir)
Bir kişilik ve tek giriş içindir. 15 yaşından küçükler giremez.
Fuar biletlerini sadece fuar girişinden satın alabilirsiniz.

  • CeBIT Bilişim Eurasia Avrasya bölgesinde, en iyi bilinen ve en büyük bilişim fuarıdır. Almanya'da düzenlenmekte olan CeBIT etkinliğinden sonra, tüm dünyada en büyük ikinci CeBIT etkinliğidir.
  • Bilişim dünyasında; donanım, yazılım ve hizmet sektöründe meydana gelen en son gelişmeler sergilenmektedir.
  • Güneydoğu Avrupa'da özellikle Balkanlar'da, Türkiye'de Orta Doğu'da, Orta Asya'da ve Karadeniz Bölgesi'nde bilişim pazarına veya işlerinde bilişim araçlarını kullananlara hitap eden katılımcı düzeyi en yüksek fuardır.
  • 2007 yılında 20 ülke/bölgeden yaklaşık 1000 şirket CeBIT Bilişim Eurasia aracılığı ile geleceğin teknolojilerini, uluslararası bilişim endüstrisindeki eğilimleri ziyaretçilere tanıtacaktır.
  • CeBIT Bilişim Eurasia, ziyaretçilere, rekabet eden yüzlerce katılımcı firmanın sergiledikleri yeni ürünlerini ve hizmetlerini karşılaştırma imkanı sağlanmaktadır.
  • Endüstriden, devletten, yerel yönetimlerden, üniversitelerden, bankacılık ve eğitim sektörlerinden, bilimsel kurumlardan en önemli oyuncularla buluşma ve iş ilişkileri kurma fırsatı sunulmaktadır.
  •  
     >>> 03 Ekim 2007 öncesi  <<<
    >>>  16 Eylül 2007 öncesi <<<
    >>>  2006 2007 Okul Haberleri  <<<