Avrasya bölgesinin en büyük Uluslararası Bilgi ve İletişim Teknolojileri Fuarı, CeBIT Bilişim etkinlikleri yıllar boyunca gittikçe artan etkileyici bir ziyaretçi ve şirket katılım oranına sahiptir.

2007 yılında onaltıncısı yapılacak Bilişim HİF A.Ş. tarafından, bir CeBIT Etkinliği olarak düzenlenmektedir.

En yeni ürünleri ve hizmetleri sergilemeye uygun teknolojik bir platform oluşturan CeBIT Bilişim Eurasia hem profesyonellere ve üst düzey yetkililere, hem de ulusal ve uluslararası ziyaretçilere açıktır. 

Ziyaretçi Bilgileri                            Fuar Tarihi : 2 Ekim 2007 Salı - 7 Ekim 2007 Pazar 
                                                           Fuar Ziyaret Saatleri : 11:00 - 19:00 

Fuar Biletleri : 20 YTL / gün (KDV Dahildir)
Bir kişilik ve tek giriş içindir. 15 yaşından küçükler giremez.
Fuar biletlerini sadece fuar girişinden satın alabilirsiniz.

  • CeBIT Bilişim Eurasia Avrasya bölgesinde, en iyi bilinen ve en büyük bilişim fuarıdır. Almanya'da düzenlenmekte olan CeBIT etkinliğinden sonra, tüm dünyada en büyük ikinci CeBIT etkinliğidir.
  • Bilişim dünyasında; donanım, yazılım ve hizmet sektöründe meydana gelen en son gelişmeler sergilenmektedir.
  • Güneydoğu Avrupa'da özellikle Balkanlar'da, Türkiye'de Orta Doğu'da, Orta Asya'da ve Karadeniz Bölgesi'nde bilişim pazarına veya işlerinde bilişim araçlarını kullananlara hitap eden katılımcı düzeyi en yüksek fuardır.
  • 2007 yılında 20 ülke/bölgeden yaklaşık 1000 şirket CeBIT Bilişim Eurasia aracılığı ile geleceğin teknolojilerini, uluslararası bilişim endüstrisindeki eğilimleri ziyaretçilere tanıtacaktır.
  • CeBIT Bilişim Eurasia, ziyaretçilere, rekabet eden yüzlerce katılımcı firmanın sergiledikleri yeni ürünlerini ve hizmetlerini karşılaştırma imkanı sağlanmaktadır.
  • Endüstriden, devletten, yerel yönetimlerden, üniversitelerden, bankacılık ve eğitim sektörlerinden, bilimsel kurumlardan en önemli oyuncularla buluşma ve iş ilişkileri kurma fırsatı sunulmaktadır.
  •  

    Dünya Çocuk Günü

    Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü' dür.Çocukların iyi yetiştirilmesi ulusların ortak sorunudur. Bu ortak sorun için ilk çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre'nin Cenevre kentinde toplanan kırk ülkenin delegeleri Uluslararası Çocukları Koruma Birliği'ni kurdular.  UNICEF, "Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu"nun kısaltılmış adıdır. Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti.

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında daha iyi bir yaşam, mutlu bir çocukluk dönemi için Çocuk Hakları Bildirisi' ni yayınladı.

    Ülkemizde çocuklara sağlık hizmeti götürmek amacıyla çocuk hastaneleri açılmıştır. Çocuk yaşta suç işleyenlerin iyiye yöneltilmesi için Çocuk Islahevleri kurulmuştur. Büyük yerleşim merkezlerinde çocuk bahçeleri vardır. Çocukların yararlandığı çocuk kitaplıkları kurulmuştur. Öte yandan anasız, babasız çocukların korunması, bakımı, barındırılması için Çocuk Esirgeme Kurumu ve Yetiştirme Yurtları açılmıştır.

    Çocuklar yarının büyükleridir. Geleceğin yöneticisi ve güvencesidirler. İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların korunmasın, iyi yetişmesine bağlıdır. Barış içinde yaşamak, güzellikleri paylaşmak, eğitimle olur. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar.

    Çocuklara önem veren milletler, Ekim ayının ilk Pazartesi gününü "Dünya Çocuk Günü" olarak kabul etmişlerdir. Bu günde çocukların iyi yetişmeleri ve korunmaları üzerinde durulur. Kimsesiz çocuklara yardımlar yapılır. Çocukların iyi birer insan olarak yetiştirilmelerine uğraşılır. Irk, dil, din farkı gözetilmeden bu yardım yapılmalıdır.

      BASINDA       Belediye METEM'in bahçesini onardı     Çerkezköy  Gazetesi  (29  09 07 )
      BASINDA         Metem Lisesi çevresi yeni görünüme kavuşturuldu   Çerkezköyhaber Gazetesi  (28 09 07 )

    2007 YILI MEVLÂNA CELÂLEDDÎN-İ RÛMÎ’NİN 800. DOĞUM YILDÖNÜMÜ

    Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir?Bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra. Hz Mevlana

    Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur.

    Mevlâna'nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında "Bilginlerin Sultanı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled'dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

    Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'ten ayrıldı.

    Alâeddin Keykubad, Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

    Bahaeddin Veled, sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldi. Sultan Alâeddin onu muhteşem bir törenle karşıladı ve ona ikametgâh olarak Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni tahsis etti.

    Sultânü'l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi seçildi. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'na bugünkü yerine defnedildi.

    Mevlevîlik deyince ilk akla gelen semâ’, lügatte işitmek mânâsındadır. Terim olarak, mûsikî nağmelerin dinlerken vecde gelip hareket etmek, kendinden geçip dönmektir. Hz.Mevlânâ zamanında belli bir nizâma bağlı kalmaksızın dînî ve tasavvûfî bir coşkunluk vesîlesiyle icrâ edilen sema’, sonradan Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi zamanından başlayarak Pîr Âdil Çelebi zamanına kadar tam bir disiplin içine alınmış, sıkı bir nizâma bağlanmış; icrâsı öğrenilir ve öğretilir olmuştur [34]. Böylece XV.yüzyılda son şeklini alan Sema’ Töreni’ ne daha sonra sadece XVII.yüzyılda Nâ’t- ı Şerîf eklenmiştir [35].

    Sema’, sembolik olarak, kâinatın oluşumunu, insanın âlemde dirilişini, Yüce Yaratıcı’ya olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip “İnsan- ı Kâmil” e doğru yönelişini ifâde eder [36].

    >>>Semazen <<<

    3–21 Ekim 2005 tarihleri arasında Paris’te gerçekleştirilen 33. UNESCO Genel Konferansı’nda “2007 Yılında UNESCO’nun Kutlamalarına İştirak Edeceği Yıldönümleri Listesi” belirlenmiştir. MEVLÂNA CELÂLEDDÎN-İ RÛMÎ’nin 800. Doğum Yıldönümü Kutlamaları da Türkiye, Mısır ve Afganistan’ın müşterek talebiyle bu listede yer almıştır. 25 Kasım 2005 tarihinde Mevlevî Semâ Seremonisi’nin UNESCO tarafından ilan edilen “İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirası Başyapıtları” listesine eklenmiş olması da uluslararası platformlarda Mevlâna’ya olan ilgiyi artırmıştır.

    Bakanlığımız Mevlâna’nın 800. Doğum Yıldönümü kutlamalarına ilişkin politikası;
    • Mevlâna’nın uluslararası düzeyde tanıtılması
    • Mevlâna ekseninde Türkiye’nin uluslararası düzeyde tanıtılması

    Bakanlığımızın belirlediği politika çerçevesinde öncelikle kutlamaların planlanması, koordinasyonu ve yürütülmesi için bir Üst Kurul oluşturulmuştur.

    Üst Kurul, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlığında, Bakanlığımız Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığından ve üniversite öğretim üyesinden teşekkül etmiştir.

    Okulumuz bahçesinin bozulan zemini  Çerkezköy Belediyesi tarafından su birikintilerinden kurtarıldı. (26 Eylül 07)

    Haziran ayında ön toplanma alanının asfalt olmayan kısmı, oto park kısmı Elektronik-makina-metal bölümlerinin ön kısmı betonlanarak çerkezköy belediyesi tarafından su birikintilerinden kurtarılmıştı. Okulların açıldığı şu günlerde Çerkezköy Belediyesi tarafından kilitli taş getirilerek bahçenin zemini bozulan diğer bölgeleri yenilendi.

    Okul Müdürümüz Sami KÜLAF " Okul bahçemizin bozulan zemininin yenilenmesinde emeği geçen Çerkezköy Belediyesi çalışanlarına teşekkür etti. Okul alanının  çok büyük olması yenileme çalışmalarının kısa sürede yapılmasını engellemektedir. Yapılan çalışmaların zaman içerisinde programlı bir şekilde yürütüldüğünü söyledi. Bina ve metrekare olarak ülkemizin sayılı okullarından olan okulumuzun geçen yıllar içerisinde yıpranması ve tadilat çalışmalarının yapılmasına karşın. Yapılan çalışmaların biri tamamlanmadan diger bölümlerde çalışma başlatılmasına ihtiyaç oluyor.

     Makina metal atölyelerin çatı bakımlarıda okulların açıldığı şu günlerde süratle yapılarak kışa hazır hale getirilmektedir. Okulumuz öğrencilerine kaliteli ortamda eğitim verebilmenin gayreti içerisinde olan okulumuz çevre kuruluşların okulumuza yaptğı ve yapacagı katkılara teşekkür etmektedir. Okulumuzda öğrenim gören öğrencilerimizinde ortak kullanım alanlarını koruyarak yapılan bu çalışmalara destek olmalıdır. Her zaman okul ihtiyaçlarının giderilmesinde katkısını esirgemeyen Çerkezköy Belediyesine okulumuz öğrenci, veli ve personeli adına teşekkürü bir borç bilmekteyim" demiştir.   >>> Resimler

    Okulumuz web sitesi kullanım detayları, site sakinlerine sitemize ilgilerinden dolayı teşekkür ederiz. >>Kullanım detayı<<

    Dünya Turizm Günü    (27 Eylül )

    Toplumda turizm bilincini geliştirmek, turizmi canlandırmak ve toplumun Turizme katkısını sağlamak amacıyla her yıl 15 Nisan - 22 Nisan tarihleri arası ülkemizde Turizim haftası olarak; 27 Eylül tarihinde ise Dünya Turizm Günü olarak kutlanmaktadır. Turizm: Başka yerleri görmek, tanımak, eğlenmek, dinlenmek ve alıveriş etmek için yapılan gezilere TURİZM denir. Bu gezilere gönüllü olarak katılanlara ise TURİST denir.

    İnsanlar ülke içinde dinlenmek, eğlenmek, alışveriş etmek, gezip görmek için, sürekli yaşadıkları kentin dışına çıkarlar. Başka yerlere giderler. Buna iç turizm denir.

    Ülkeler arasında yapılan gezilere ise Dış turizm adı verilir.

    Ülkemizde üretilmeyen ve dışarıdan almak zorunda olduğumuz ihtiyaçlarımız başka ülkelerden alınır. Bunların satın alınabilmesi için turistlerin ülkemize gelmesi yoluyla elde edilen gelir ülke ekonomisine katkı sağlar.

    Turist, dinlenmek, eğlenmek, görmek istediği yere çabuk, kolay ve rahat gitmek ister. Bunun için yollarımızın bakımlı, konaklama yerlerinin iyi olması gerekir. Türkiye turistlerin ilgi duyduğu bir ülkedir. Yurdumuz kuzey yarımkürede Asya ile Avrupa kıtaları arasında bir köprü durumundadır. Ülkemizin üç yanı denizlerle çevrilidir. Ilıman iklim kuşağındadır. Bitki örtüsü bakımından zengindir. Yurdumuzda dört mevsimin özellikleri görülür. Türkiye'miz aynı zamanda tarihi eserler yönünden de çok zengindir. Anadolu'muzda çeşitli uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları günümüze dek gelmiş ve korunmuştur. Osmanlı mirası olan İslami eserler yönünden oldukça zengindir.

    Yurdumuz, turizm zenginlikleri bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Bir ülkede turizmin gelişmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi zorunludur. Yolların güzel olması, ulaşım araçlarının gelişmiş olması, konaklama yerlerinin bol, rahat ve temiz olması gereklidir. Turist yatacağı yerin temiz olmasını ister.

    Sonuç olarak: Turistler ülkemize para kazandırırlar. Fakat çok daha önemlisi turistler misafirlerimizdir. Onlara karşı güler yüzlü, iyiliksever, dürüst, hoşgörülü olmalıyız.. Misafirperverlik milletimizin temel özelliklerindendir. Onlara Türk misafirperverliğini, ahlak ve hoşgörüsünü göstererek, birer kültür elçisi olmalıyız. Hoşgörü sahibi ve misafirperver milletimizin ve coğrafi güzelliklerimizin tanıtımının ülkemizin para kazanmasından çok daha önemli olduğu unutulmamalıdır.

     >>>  Turizm Çeşitleri   <<<      >>> Kültür ve Turizm Bakanlığı   <<<

    Türk Dil Bayramı

    İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında toplanan Birinci Türk Dil Kurultayının açılış günü olan 26 Eylül, Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır

    Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 69 yıl önce, 12 Temmuz 1932’de kurulmuştu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde dil ve tarih, Atatürk’ün en çok önem verdiği olgulardı. Önce 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. Uluslaşmanın en önemli temellerinden bir diğeri de dil idi. Bunun bilincinde Atatürk, 11 Temmuz 1932 gecesi sofrasında bulunanlara “Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sorar. Oradakilerin bu düşünceye katılması üzerine “Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.” diyerek Türk Dil Kurumunun temellerini atar. Ertesi gün Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri İçişleri Bakanlığına başvururlar. Sonradan adı Türk Dil Kurumuna çevrilecek olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulur. Türkçenin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi yolunda Türk Dil Kurultaylarının çok önemli yeri vardır.     >>>  Türk Dil Kurumu  <<<

    Lütfen biraz dikkat !

    Yangından Korunma Haftası (25 Eylül -1 Ekim)

    * Tedbir almak, yangını söndürmek kadar önemlidir. *

    Yurdumuzda her 25 Eylülü izleyen hafta Yangın Haftası olarak değerlendirilir. Yurdumuzda itfaiye örgütü kurulmadan önce Davud isimli biri Fransa'da gördüğü Didon denilen yangın tulumbasından esinlenerek, ilk yangın söndürme aracını yaptı. Tulumbayı taşıyan, yangını söndüren kişilere Tulumbacı denirdi. Her mahallenin tulumbacıları ayrı idi. Kentin bir yerinde yangın çıkınca, tulumbacılar, tulumbalarını sırtlarına alır, bağıra bağıra koşarak yangın yerine giderlerdi.
    Ülkemizde ilk yangın söndürme örgütü 1914 yılında kuruldu. Yangın söndürme örgütüne İtfaiye, yangını söndüren görevlilere de İtfaiyeci denir. Yangın söndürme görevi 25 Eylül 1923 tarihinde belediye hizmeti olarak kabul edildi. Bugün belediyelerde ve büyük endüstri kuruluşlarında itfaiye örgütü vardır.

    Yanma olayının nedeni, havada bulunan oksijendir. Yangın çıkar çıkmaz yakınımızda yangın söndürme tüpü varsa onu kullanarak ateşin üstünü köpükle kapatmalıyız. Tüp yoksa ateşi kum, halı, kilim, battaniye vb. ile örtüp hava almasını önlemeliyiz. Biz bu önlemleri almakla ateşin hava ile olan ilişkisini kesmiş oluruz. Böylelikle hava içinde bulunan oksijen ateşle birleşemez. Yangın olayı da sona erer.  >>>>>

    19 Eylül Gaziler Günü

    Muharip Gazi, harbe katılıp da, harpten sağ olarak dönen savaşmış kahramanlardır. Gazilik unvanı devlet tarafından verilir. 19 Eylül 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararı  vatanın kurtarıcısı ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e gazilik ünvan-ı verilmiştir. 2002 senesinde çıkartılan yasa ile 19 Eylül günü Gaziler günü olarak kabul edilmiştir.
    Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış Türk milleti işgal ve esarete alışık olmayan asil ve büyük bir millettir.Bu nedenle tarihinde bu uğurda çok savaş yapmış bir çok insanını şehit ve gazi vermiştir.
    I.Dünya savaşından sonra cennet vatanın topraklarını işgal eden işgal güçlerine karşı Mustafa Kemal’in önderliğinde Şerefli bir kurtuluş mücadelesi vermiştir.İşte bu kurtuluş savaşında batı cephesinde devam eden Kütahya-Eskişehir savaşlarında elde ettikleri başarıyı devam ettirerek ,Türk ordusuna son darbeyi vurup Ankara’yı işgal etmeyi düşünen Yunanlılar 13 Ağustos 1921 de yeni bir saldırı başlattılar.23 Ağustos 1921 de başlayan ve 22 gün 22 gece süren Sakarya savaşında atından düşüp yaralanmasına rağmen cepheden ayrılmayıp üstün komutanlık,vatan ve millet sevgisini bir defa daha ortaya koyan Mustafa Kemal Paşaya 19 Eylül 1921 de TBMM tarafından Gazilik unvanı ile Mareşallık rütbesi verilmiştir.İşte bu büyük mücadele sonunda hepimizin bildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.Ancak dün olduğu gibi bugünde düşmanlarımız gerek içten gerekse dıştan aziz vatanımızı parçalamaya , bağımsızlığımızı yok etmek istemektedirler.

     Dış düşmanlara ve onların içteki işbirlikçilerine karşı şerefle vatanını korumuş ,mücadele etmiş ve Gazi olmuş tüm gazilerimizin gaziler gününü kutluyor,onlara saygı ve selamlarımızı sunuyoruz.

    "" 2007 2008 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖĞRETMEN VELİ VE ÖĞRENCİLERİMİZE HAYIRLI OLSUN """

    Okulumuz 2007 - 2008 Eğitim Öğretim yılı Açılışı

    Okulumuz Öğretmenlerimiz , öğrencilerimiz ve  öğrenci velilerimizin katılımıyla yeni eğitim öğretim yılına başladı. Açılış programı ile öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz yeni bir yılın heyecan ve telaşını yaşadılar. Öğretmenlerimiz ders programları,  öğrencilerimizden 9. sınıflar yeni okullarının ilk heyecanını , 10 sınıflar meslek alanlarının , 11 sınıf öğrencilerimizde Meslek Dallarının ilk gün heyecanını yaşadılar. Yeni modüler eğitim sistemindeki yenilikler okul açılışında ki günlerde de değişmeye devam ettiği için heyecan ve  çalışmalar devam ediyor. İlk günden okulumuzda öğrencilerin ders kitapları dağıtımı ve  sınıf rehberlik çalışmalarına başlanmıştır.

    Okulumuz Açılışından Resimler >>>

     
    >>>  16 Eylül 2007 öncesi Okulumuzdan<<<
    >>>  2006 2007 Okul Haberleri  <<<