|
Avrasya bölgesinin en büyük Uluslararası Bilgi ve İletişim Teknolojileri
Fuarı, CeBIT Bilişim etkinlikleri yıllar boyunca gittikçe artan etkileyici
bir ziyaretçi ve şirket katılım oranına sahiptir. 2007 yılında onaltıncısı yapılacak Bilişim HİF A.Ş. tarafından, bir CeBIT Etkinliği olarak düzenlenmektedir. En yeni ürünleri ve hizmetleri sergilemeye uygun teknolojik bir platform oluşturan CeBIT Bilişim Eurasia hem profesyonellere ve üst düzey yetkililere, hem de ulusal ve uluslararası ziyaretçilere açıktır. |
|||
Ziyaretçi Bilgileri
Fuar Tarihi
: 2 Ekim 2007 Salı - 7 Ekim 2007 Pazar
|
|||
|
Dünya Çocuk Günü |
|||
|
Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü' dür.Çocukların iyi
yetiştirilmesi ulusların ortak sorunudur. Bu ortak sorun için ilk
çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre'nin Cenevre kentinde toplanan
kırk ülkenin delegeleri Uluslararası Çocukları Koruma Birliği'ni
kurdular.
UNICEF,
"Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu"nun kısaltılmış adıdır.
Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının
ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında daha iyi bir yaşam, mutlu bir çocukluk dönemi için Çocuk Hakları Bildirisi' ni yayınladı. Ülkemizde çocuklara sağlık hizmeti götürmek amacıyla çocuk hastaneleri açılmıştır. Çocuk yaşta suç işleyenlerin iyiye yöneltilmesi için Çocuk Islahevleri kurulmuştur. Büyük yerleşim merkezlerinde çocuk bahçeleri vardır. Çocukların yararlandığı çocuk kitaplıkları kurulmuştur. Öte yandan anasız, babasız çocukların korunması, bakımı, barındırılması için Çocuk Esirgeme Kurumu ve Yetiştirme Yurtları açılmıştır. |
|||
|
Çocuklar yarının büyükleridir. Geleceğin yöneticisi ve güvencesidirler.
İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların korunmasın, iyi
yetişmesine bağlıdır. Barış içinde yaşamak, güzellikleri paylaşmak,
eğitimle olur. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular
oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini
amaçlar. Çocuklara önem veren milletler, Ekim ayının ilk Pazartesi gününü "Dünya Çocuk Günü" olarak kabul etmişlerdir. Bu günde çocukların iyi yetişmeleri ve korunmaları üzerinde durulur. Kimsesiz çocuklara yardımlar yapılır. Çocukların iyi birer insan olarak yetiştirilmelerine uğraşılır. Irk, dil, din farkı gözetilmeden bu yardım yapılmalıdır. |
|||
| BASINDA Belediye METEM'in bahçesini onardı Çerkezköy Gazetesi (29 09 07 ) | |||
| BASINDA Metem Lisesi çevresi yeni görünüme kavuşturuldu Çerkezköyhaber Gazetesi (28 09 07 ) | |||
|
2007 YILI MEVLÂNA CELÂLEDDÎN-İ RÛMÎ’NİN 800. DOĞUM YILDÖNÜMÜ |
|||
|
|
|||
![]() |
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında "Bilginlerin Sultanı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled'dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'ten ayrıldı. Alâeddin Keykubad, Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. Bahaeddin Veled, sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldi. Sultan Alâeddin onu muhteşem bir törenle karşıladı ve ona ikametgâh olarak Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni tahsis etti. Sultânü'l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi seçildi. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'na bugünkü yerine defnedildi. |
Mevlevîlik deyince
ilk akla gelen semâ’, lügatte işitmek mânâsındadır. Terim olarak, mûsikî
nağmelerin dinlerken vecde gelip hareket etmek, kendinden geçip dönmektir.
Hz.Mevlânâ zamanında belli bir nizâma bağlı kalmaksızın dînî ve tasavvûfî
bir coşkunluk vesîlesiyle icrâ edilen sema’, sonradan Sultan Veled ve Ulu
Ârif Çelebi zamanından başlayarak Pîr Âdil Çelebi zamanına kadar tam bir
disiplin içine alınmış, sıkı bir nizâma bağlanmış; icrâsı öğrenilir ve
öğretilir olmuştur [34]. Böylece XV.yüzyılda son şeklini alan Sema’
Töreni’ ne daha sonra sadece XVII.yüzyılda Nâ’t- ı Şerîf eklenmiştir [35]. Sema’, sembolik
olarak, kâinatın oluşumunu, insanın âlemde dirilişini, Yüce Yaratıcı’ya
olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip “İnsan- ı Kâmil” e
doğru yönelişini ifâde eder [36]. |
|
|
3–21 Ekim 2005 tarihleri arasında Paris’te gerçekleştirilen 33. UNESCO
Genel Konferansı’nda
“2007 Yılında UNESCO’nun Kutlamalarına İştirak Edeceği Yıldönümleri
Listesi” belirlenmiştir. MEVLÂNA CELÂLEDDÎN-İ RÛMÎ’nin 800. Doğum
Yıldönümü Kutlamaları da Türkiye, Mısır ve Afganistan’ın müşterek
talebiyle bu listede yer almıştır. 25 Kasım 2005 tarihinde Mevlevî Semâ
Seremonisi’nin UNESCO tarafından ilan edilen
“İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirası Başyapıtları”
listesine eklenmiş olması da uluslararası platformlarda Mevlâna’ya
olan ilgiyi artırmıştır. Bakanlığımız Mevlâna’nın 800. Doğum Yıldönümü
kutlamalarına ilişkin politikası; Bakanlığımızın belirlediği politika çerçevesinde öncelikle kutlamaların planlanması, koordinasyonu ve yürütülmesi için bir Üst Kurul oluşturulmuştur. Üst Kurul, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlığında, Bakanlığımız Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığından ve üniversite öğretim üyesinden teşekkül etmiştir. |
|||
|
Okulumuz bahçesinin bozulan zemini Çerkezköy Belediyesi tarafından su birikintilerinden kurtarıldı. (26 Eylül 07) |
|||
![]() |
Haziran ayında ön toplanma alanının asfalt olmayan
kısmı, oto park kısmı Elektronik-makina-metal bölümlerinin ön kısmı
betonlanarak çerkezköy belediyesi tarafından su birikintilerinden
kurtarılmıştı. Okulların açıldığı şu günlerde Çerkezköy Belediyesi
tarafından kilitli taş getirilerek bahçenin zemini bozulan diğer bölgeleri
yenilendi.
Okul Müdürümüz Sami KÜLAF " Okul bahçemizin bozulan zemininin yenilenmesinde emeği geçen Çerkezköy Belediyesi çalışanlarına teşekkür etti. Okul alanının çok büyük olması yenileme çalışmalarının kısa sürede yapılmasını engellemektedir. Yapılan çalışmaların zaman içerisinde programlı bir şekilde yürütüldüğünü söyledi. Bina ve metrekare olarak ülkemizin sayılı okullarından olan okulumuzun geçen yıllar içerisinde yıpranması ve tadilat çalışmalarının yapılmasına karşın. Yapılan çalışmaların biri tamamlanmadan diger bölümlerde çalışma başlatılmasına ihtiyaç oluyor. |
||
| Makina metal atölyelerin çatı bakımlarıda okulların açıldığı şu günlerde süratle yapılarak kışa hazır hale getirilmektedir. Okulumuz öğrencilerine kaliteli ortamda eğitim verebilmenin gayreti içerisinde olan okulumuz çevre kuruluşların okulumuza yaptğı ve yapacagı katkılara teşekkür etmektedir. Okulumuzda öğrenim gören öğrencilerimizinde ortak kullanım alanlarını koruyarak yapılan bu çalışmalara destek olmalıdır. Her zaman okul ihtiyaçlarının giderilmesinde katkısını esirgemeyen Çerkezköy Belediyesine okulumuz öğrenci, veli ve personeli adına teşekkürü bir borç bilmekteyim" demiştir. >>> Resimler | |||
|
|
|||
|
Dünya Turizm Günü (27 Eylül ) |
|||
|
Toplumda turizm
bilincini geliştirmek, turizmi canlandırmak ve toplumun Turizme katkısını
sağlamak amacıyla her yıl 15 Nisan - 22 Nisan tarihleri arası ülkemizde
Turizim haftası olarak; 27 Eylül tarihinde ise Dünya Turizm Günü
olarak
kutlanmaktadır.
Turizm:
Başka yerleri
görmek, tanımak, eğlenmek, dinlenmek ve alıveriş etmek için yapılan
gezilere TURİZM denir. Bu gezilere gönüllü olarak katılanlara ise
TURİST denir.
İnsanlar ülke içinde dinlenmek, eğlenmek, alışveriş etmek, gezip görmek için, sürekli yaşadıkları kentin dışına çıkarlar. Başka yerlere giderler. Buna iç turizm denir. Ülkeler arasında yapılan gezilere ise Dış turizm adı verilir. |
![]() |
||
|
Ülkemizde üretilmeyen
ve dışarıdan almak zorunda olduğumuz ihtiyaçlarımız başka ülkelerden
alınır. Bunların satın alınabilmesi için turistlerin ülkemize gelmesi
yoluyla elde edilen gelir ülke ekonomisine katkı sağlar.
Turist, dinlenmek, eğlenmek, görmek istediği yere çabuk, kolay ve rahat gitmek ister. Bunun için yollarımızın bakımlı, konaklama yerlerinin iyi olması gerekir. Türkiye turistlerin ilgi duyduğu bir ülkedir. Yurdumuz kuzey yarımkürede Asya ile Avrupa kıtaları arasında bir köprü durumundadır. Ülkemizin üç yanı denizlerle çevrilidir. Ilıman iklim kuşağındadır. Bitki örtüsü bakımından zengindir. Yurdumuzda dört mevsimin özellikleri görülür. Türkiye'miz aynı zamanda tarihi eserler yönünden de çok zengindir. Anadolu'muzda çeşitli uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları günümüze dek gelmiş ve korunmuştur. Osmanlı mirası olan İslami eserler yönünden oldukça zengindir. Yurdumuz, turizm zenginlikleri bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Bir ülkede turizmin gelişmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi zorunludur. Yolların güzel olması, ulaşım araçlarının gelişmiş olması, konaklama yerlerinin bol, rahat ve temiz olması gereklidir. Turist yatacağı yerin temiz olmasını ister. Sonuç olarak: Turistler ülkemize para kazandırırlar. Fakat çok daha önemlisi turistler misafirlerimizdir. Onlara karşı güler yüzlü, iyiliksever, dürüst, hoşgörülü olmalıyız.. Misafirperverlik milletimizin temel özelliklerindendir. Onlara Türk misafirperverliğini, ahlak ve hoşgörüsünü göstererek, birer kültür elçisi olmalıyız. Hoşgörü sahibi ve misafirperver milletimizin ve coğrafi güzelliklerimizin tanıtımının ülkemizin para kazanmasından çok daha önemli olduğu unutulmamalıdır. >>> Turizm Çeşitleri <<< >>> Kültür ve Turizm Bakanlığı <<< |
|||
|
Türk Dil Bayramı |
|||
|
İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında toplanan
Birinci Türk Dil Kurultayının açılış günü olan 26 Eylül, Dil
Bayramı olarak kutlanmaktadır Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kültür kurumlarından biri olan Türk Dil Kurumu 69 yıl önce, 12 Temmuz 1932’de kurulmuştu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde dil ve tarih, Atatürk’ün en çok önem verdiği olgulardı. Önce 1931’de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti kuruldu. Uluslaşmanın en önemli temellerinden bir diğeri de dil idi. Bunun bilincinde Atatürk, 11 Temmuz 1932 gecesi sofrasında bulunanlara “Dil işlerini düşünmek zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sorar. Oradakilerin bu düşünceye katılması üzerine “Öyle ise Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı Türk Dili Tetkik Cemiyeti olsun.” diyerek Türk Dil Kurumunun temellerini atar. Ertesi gün Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri İçişleri Bakanlığına başvururlar. Sonradan adı Türk Dil Kurumuna çevrilecek olan Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulur. Türkçenin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi yolunda Türk Dil Kurultaylarının çok önemli yeri vardır. >>> Türk Dil Kurumu <<< |
|||
|
|
|||
|
Yangından Korunma Haftası (25 Eylül -1 Ekim) |
|||
|
* Tedbir almak, yangını söndürmek kadar önemlidir. * |
|||
|
Yurdumuzda her 25 Eylülü izleyen hafta Yangın Haftası olarak
değerlendirilir. Yurdumuzda itfaiye örgütü kurulmadan önce Davud isimli
biri Fransa'da gördüğü Didon denilen yangın tulumbasından esinlenerek, ilk
yangın söndürme aracını yaptı. Tulumbayı taşıyan, yangını söndüren
kişilere Tulumbacı denirdi. Her mahallenin tulumbacıları ayrı idi. Kentin
bir yerinde yangın çıkınca, tulumbacılar, tulumbalarını sırtlarına alır,
bağıra bağıra koşarak yangın yerine giderlerdi. Ülkemizde ilk yangın söndürme örgütü 1914 yılında kuruldu. Yangın söndürme örgütüne İtfaiye, yangını söndüren görevlilere de İtfaiyeci denir. Yangın söndürme görevi 25 Eylül 1923 tarihinde belediye hizmeti olarak kabul edildi. Bugün belediyelerde ve büyük endüstri kuruluşlarında itfaiye örgütü vardır. Yanma olayının nedeni, havada bulunan oksijendir. Yangın çıkar çıkmaz yakınımızda yangın söndürme tüpü varsa onu kullanarak ateşin üstünü köpükle kapatmalıyız. Tüp yoksa ateşi kum, halı, kilim, battaniye vb. ile örtüp hava almasını önlemeliyiz. Biz bu önlemleri almakla ateşin hava ile olan ilişkisini kesmiş oluruz. Böylelikle hava içinde bulunan oksijen ateşle birleşemez. Yangın olayı da sona erer. >>>>> |
|||
|
19 Eylül Gaziler Günü |
|||
|
Muharip Gazi, harbe katılıp da, harpten sağ olarak
dönen savaşmış kahramanlardır. Gazilik unvanı devlet tarafından verilir.
19 Eylül 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararı
vatanın kurtarıcısı ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e gazilik ünvan-ı
verilmiştir. 2002 senesinde çıkartılan yasa ile 19 Eylül günü Gaziler günü
olarak kabul edilmiştir. Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış Türk milleti işgal ve esarete alışık olmayan asil ve büyük bir millettir.Bu nedenle tarihinde bu uğurda çok savaş yapmış bir çok insanını şehit ve gazi vermiştir. I.Dünya savaşından sonra cennet vatanın topraklarını işgal eden işgal güçlerine karşı Mustafa Kemal’in önderliğinde Şerefli bir kurtuluş mücadelesi vermiştir.İşte bu kurtuluş savaşında batı cephesinde devam eden Kütahya-Eskişehir savaşlarında elde ettikleri başarıyı devam ettirerek ,Türk ordusuna son darbeyi vurup Ankara’yı işgal etmeyi düşünen Yunanlılar 13 Ağustos 1921 de yeni bir saldırı başlattılar.23 Ağustos 1921 de başlayan ve 22 gün 22 gece süren Sakarya savaşında atından düşüp yaralanmasına rağmen cepheden ayrılmayıp üstün komutanlık,vatan ve millet sevgisini bir defa daha ortaya koyan Mustafa Kemal Paşaya 19 Eylül 1921 de TBMM tarafından Gazilik unvanı ile Mareşallık rütbesi verilmiştir.İşte bu büyük mücadele sonunda hepimizin bildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.Ancak dün olduğu gibi bugünde düşmanlarımız gerek içten gerekse dıştan aziz vatanımızı parçalamaya , bağımsızlığımızı yok etmek istemektedirler. Dış düşmanlara ve onların içteki işbirlikçilerine karşı şerefle vatanını korumuş ,mücadele etmiş ve Gazi olmuş tüm gazilerimizin gaziler gününü kutluyor,onlara saygı ve selamlarımızı sunuyoruz. |
|||
|
Okulumuz 2007 - 2008 Eğitim Öğretim yılı Açılışı |
|||
![]() |
Okulumuz Öğretmenlerimiz , öğrencilerimiz ve öğrenci velilerimizin katılımıyla yeni eğitim öğretim yılına başladı. Açılış programı ile öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz yeni bir yılın heyecan ve telaşını yaşadılar. Öğretmenlerimiz ders programları, öğrencilerimizden 9. sınıflar yeni okullarının ilk heyecanını , 10 sınıflar meslek alanlarının , 11 sınıf öğrencilerimizde Meslek Dallarının ilk gün heyecanını yaşadılar. Yeni modüler eğitim sistemindeki yenilikler okul açılışında ki günlerde de değişmeye devam ettiği için heyecan ve çalışmalar devam ediyor. İlk günden okulumuzda öğrencilerin ders kitapları dağıtımı ve sınıf rehberlik çalışmalarına başlanmıştır. | ||
| >>> 16 Eylül 2007 öncesi Okulumuzdan<<< | |||
| >>> 2006 2007 Okul Haberleri <<< | |||