|
EĞİTİM VE TOPLUM BİLİNCİ
|
• Eğitim, uygarlıkların vazgeçilmez gereksinimidir.
Eğitimin amacı, insan ve toplum yaşamını kolaylaştırmak,
güzelleştirmek, zenginleştirmek, iyileştirmek, kişiyi ve toplumu mutlu
kılmaktır. Eğitim
bilgi, akıl, zekâ, kültür, zevk, etik gibi değerlere
dayanan ve kişinin doğuşundan başlayıp hayatının sonuna kadar devam
eden bir süreçtir.
• Eğitimde atılan her bir adım, toplumun duyarlılık
bilincini, yaratıcılığını, akılcı düşünme gücünü,
doğal yeteneklerini ve becerilerini geliştirmek
için gereken gücü artırmaktadır.
Depremin yol açacağı zararları azaltmak için;
• Üretim kalitesinde yüksek bir standart sağlamak,
denetim mekanizmalarını etkili işletmek gerekir.
Dolayısıyla devlete, yerel yönetimlere, meslek
odalarına, sivil toplum kuruluşlarına, mimar,
mühendislere ve medyaya çok büyük sorumluluk düşmektedir.
• Yukarıda sayılan bütün unsurları denetleyecek,
standartları yüksek tutmaya zorlayacak olanlar; bilgili, bilinçli ve
sorumlu bireyler olmalıdır.
Yurttaşlar sadece tüketici değildir. Deprem kayıplarından bireyler de
doğrudan doğruya sorumludur.
Sonuç olarak,
• Depremden korunmanın ilk ve tek yolu, bilgili,
bilinçli, sorumlu yurttaşlar yetiştirmektir. Bütün
bunların başarılabilmesi için de afet eğitimine
okul öncesinden başlanmalıdır.
• Çağdaş eğitimin gereği olan düşünme, araştırma,
irdeleme ve tartışma yeteneklerini geliştirmek
için eğitim programlarında yeniden düzenleme
yapılması zorunludur.
• Geçmişte yaşanan can ve mal kayıplarına yol
açan büyük depremlerden ders alınarak öncelikle
deprem olmadan yapılması gereken çalışmaların
tamamlanması halinde deprem zararlarının en
aza indirilmesi büyük ölçüde eğitim çalışmalarına verilecek ağırlıkla
mümkün olacaktır.
Birey ve toplumun deprem konusunda eğitilip
bilinçlendirilmesi öncelikle örgün eğitim sistemi
tarafından gerçekleştirilmeli, aynı zamanda yaygın
eğitim yoluyla örgün eğitim dışında kalan geniş
halk kitlesinin eğitimine önem verilmelidir.
Bilinmelidir ki;
İnsanlarımız deprem sırasında kendilerine öğretilenlerin tümünü
özümsese bile yıkılan bir binadan kurtulma şansları çok düşüktür. Bu
nedenle
Türkiye’deki tüm binaların sağlamlık envanterleri
çıkarılarak deprem sırasında yıkılması olası binaların nasıl
güçlendirileceği konusunda toplumun
bilgilendirilmesi gerekir.
Ülkemizde,
• Gerek kent merkezleri, gerekse kırsal alanlarda
bulunan ve kültürel mirasımızı oluşturan tescilli
veya tescilsiz sivil mimarlık örneklerinin, anıtsal
ve antik yapıların, arkeolojik alanların, özgün
kentsel dokuların korunması ve gelecek nesillere
aktarılması, kültürel mirasımızın sürdürülebilirliğinin ve
yaşanılabilirliğinin sağlanması adına önem
taşımaktadır
• Deprem sonrası hasar tespiti, önlem ve uygulamalara yönelik yapılan
işlemlerin, deprem öncesinde mevcut yapı stokunun envanter çalışmaları
sırasında ele alınarak, güçlendirme gerektiren
yapılar için; sağlamlaştırma, bütünleme, yenileme, yıkılacak
durumundaki yapılar için, yeniden
inşa etme önerilerinin getirilerek yapısal dayanımın artırılması ve
kullanıcıların eğitilerek bilinçlendirilmesi ve bu konuda uzman
mühendislerin
yetiştirilmesi, çok çeşitli uygarlıklara ev sahipliği
yapmış olan ülkemizdeki zengin kültürel mirasın
korunarak yaşatılmasına katkı sağlayacaktır.
Deprem Konusunda,
1. Çok disiplinli araştırmaların kurumsallaştırılması
için yöntemler geliştirilmeli, ulusal araştırma
programı çerçevesinde iki yılda bir ulusal sempozyum yapılmalı, genç
araştırmacılara burslar,
başarılı araştırmalar için ödül programları geliştirilmelidir.
2. Kamu yöneticileri için afet yönetimi konusunda,
risk belirleme, zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme gibi konuları
kapsayan bir eğitim programı
gereklidir. Kamu kuruluşlarının gereken önlemleri
alması ve tüm personelin eğitimli olması açık bir
sorumluluktur. Bu programda afet yönetiminde
halk katılımının önemi ve gerekliliğine yer verilmelidir
3. Üniversitelerimizde jeoloji, jeofizik, inşaat mühendisliği,
mimarlık, kent planlaması v.b. meslek
öğretimi yürüten bölümlerde günümüzde uygulanan öğretim programlarında
deprem konularına yeterli önemin verilmesi gerekmektedir.
DEPREM VE MEDYA
Medya toplumun deprem konusunda bilinçlendirilmesinde, depremin yol
açtığı kayıp ve zararlarda
da kendini sorumlu hissetmelidir.
• Resmi kurumlar ve medya arasında daha önceden kurulmuş sıkı
koordinasyonla, doğru ve
güvenilir bilgi akışı sağlanarak, yanlış ve abartılı
bilgi akışı önlenmeli, böylece toplumun aldığı bilginin doğruluğuna
güveni sağlanmalıdır
• Deprem konusunda, eğitsel, psikolojik ve bilimsel olarak konunun
uzmanlarınca hazırlanmış
materyalin, topluma aktarılmasında yayın organlarının kullanılması ve
bunun gelişigüzel değil, bir
plan dahilinde ve süreklilik arz edecek şekilde
yapılması gerekmektedir.
• Bilgiye en hızlı ulaşacak ve medyaya sürekli
olarak ilk elden bilgi aktaracak yetkili bir birim
oluşturulmalıdır. Bu birim yetkin ve tarafsız kişilerden oluşmalıdır.
ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM
Doğal afetlerin etkisini azaltmak, kayıpları en aza
indirmek toplumun her ferdinin ve her kesimin
bilinçli ve etkin katılımı ile olacaktır. Deprem konusunda halkın
bilinçlendirilmesi, eğitimin tüm öğelerinin seferber edilmesiyle
mümkündür.
Afet Eğitimi;
• Örgün Eğitim Sistemi
• Yaygın Eğitim Sistemi
• Hizmet İçi Eğitim
• Meslek İçi Eğitim
• Halk Eğitimi
Örgün Eğitim Sistemi İçinde Afet Eğitimi
• Okul Öncesi Afet Eğitimi
• İlk Öğretim
• Orta Öğretim
Yaygın Eğitim Sistemi İçinde Afet Eğitimi
Halk eğitiminin nasıl ve nerede yapılacağı, hangi
metot ve yolla kimin tarafından verileceği, ilgili
kurum ve kuruluşlarca kararlaştırılıp plan ve programlar
hazırlanmalıdır. Bu kuruluşlar;
• Milli Eğitim Bakanlığı,
• Görsel ve yazılı kitle iletişim kuruluşları,
• Sivil toplum örgütleridir.
Kalfalık, Ustalık ve Taşeronluk Temiz Belgesi
• İşverenlerce yaptırılan iş tarif edilerek yapılan
anlaşmalara uygun olarak işin fen ve sanat kurallarına, ahlaki
değerlere uygun olarak tamamlandığı ve çalışmalar sırasında verilen
işi zamanında
tamamlandığını belirten belgedir.
TMH - TÜRKYYE MÜHENDYSLYK HABERLERY SAYI 433 - 2004/539
|
|
Depremden ve Depremden Korunma Yolları
|
|
KİŞİSEL VE AİLE HAZIRLIKLARI
BİNA GÜVENLİĞİ VE EV HAZIRLIĞI
TOPLUM HAZIRLIĞI
DEPREM SONRASINDA YAPACAKLARINIZ
ÇOCUKLARIN BİR DEPREM FELAKETİYLE BAŞA ÇIKMALARINA NASIL YARDIM
EDEBİLİRSİNİZ ?
DOĞAL AFET SONRASI ORTAYA ÇIKABİLECEK PSİKOLOJİK SORUNLAR
DEPREMİN PSİKOLOJİK ETKİLERİ İLE NASIL BAŞA ÇIKILIR ? |
| |
|
KİŞİSEL VE AİLE HAZIRLIKLARI |
|
Aileniz için bir deprem
anında nasıl hareket edeceğinizi düşünün ve kendinize göre planlama
yapın. Bu amaçla; Evinizin her odasındaki güvenilir yerleri
belirleyin.
Evin tehlikeli
noktalarını bilin, (pencereler, aynalar, asılı eşyalar, şömineler ve
yüksek mobilya)
Pratik egzersizler
yapın. Çocuklarınızla evin içerisindeki güvenilir noktalara yerleşin.
Bölgenizdeki Kızılay,
Sivil Savunma veya diğer toplum kuruluşlarından ilkyardım kurallarını
öğrenin.
Birbirinizden ayrı
olmanız halinde ailenizin nerede buluşacağını belirleyin; Bu yerler
herkesin bildiği yakın çevreden olsun. Örneğin; Komşunun veya size
yakın oturan akrabaların evi, mahallenizdeki okul ve camilerin
avluları ile parklar.... gibi.
Belirlemiş olduğunuz
bu yerlerde buluşmanız mümkün olmayabilir çünkü bu yerler de depremden
zarar görmüş olabilirler. Bu sebeple oturduğunuz şehirden en az 100
km. uzakta yaşayan bir akrabanızı haberleşme aracı olarak seçin.
Yukarıdaki bilgileri
içeren kartlardan hazırlayın. "AİLEYLE TEKRAR BİR ARAYA GELME"
kısmındaki boşlukları doldurun ve tüm aile bireyleri için çoğaltın.
Evde herkese cüzdanlarında, çantalarında veya ceplerinde taşımaları
için verin. Bu isim ve telefon numaralarını daima yanınızda taşıyın.
Tüm aile üyelerinin, depremden sonra en kısa sürede, önceden
belirlemiş olduğunuz bu kişiye haber vermelerini söyleyin. Ve sizde
aynı şekilde bu kişiye nerede ve nasıl olduğunuzu söyleyin. Eğer tüm
aile üyeleri seçmiş olduğunuz kişiye haber verebilirse, birkaç gün bir
araya gelemezseniz dahi, birbirinizin nerede ve nasıl olduğundan
haberdar olabilirsiniz. Birbirinizden haberdar olabilmek kaygı ve
stresinizi oldukça azaltacaktır.
Aracı kişiler dışında
ihtiyacınız olabileceğini düşünerek bazı önemli telefon numaralarını
saklamanızda fayda vardır. Bu telefon numaralarını ACİL TELEFON
NUMARALARI çizelgesine kaydediniz.
Bir deprem sırasında
aileniz için yaşamsal önem taşıyan belgeleri kaybetmemek için önlem
almak gerekir. Senetler, vasiyet, vergi kayıtları, doğum belgeleri,
nüfus kağıtları ve diğer yaşamsal önem taşıyan belgeleri ateşten
etkilenmeyecek bir yerde saklayın. Bu belgeleri emanet kasada
saklayabilirsiniz, yada su geçirmeyen bir poşetle afet çantasına
koyabilirsiniz.
Bu belgelerin arasına
bir de ÖNEMLİ AİLEVİ BİLGİLER çizelgelerini doldurarak saklarsanız
yararlı olacaktır.
Aile bireyleri için;
bilek veya boyunda taşınabilen madeni künyeler (Adı, soyadı, doğum
yeri, doğum tarihi, dini ve kan grubu) hazırlayın.
Aileniz için
taşınabilir bir ilkyardım çantası hazırlayın ve ulaşılabilir bir yerde
hazır bekletin
|
| |
|
BİNA GÜVENLİĞİ VE EV HAZIRLIĞI |
-
Evlerinizi yetkililerin size verdiği kurallar
doğrultusunda inşa edin. İmar planında konuta ayrılmış yerler
dışındaki alanlara evlerinizi inşa etmeyin. Evlerinizi deprem
yönetmeliğine uygun olarak yapılıp yapılmadığını araştırın.
-
Evlerinize izinsiz kat
inşa etmeyin ve balkon eklemeleri yapmayın veya yaptırmayın. Bu
ilave kat bir deprem sırasında evinizin tamamen yıkılmasına sebep
olabilecektir.
-
Oturduğunuz binanın
güvenliğinden emin değilseniz ve bilgi almak isterseniz şehrinizdeki
Mühendisler ve Mimarlar odasından bu konuda yardım ve bilgi
alabilirsiniz.
-
Hatların zarar
görmemesi halinde, gaz, su ve elektriğin nasıl kapatılacağını
öğrenin.
-
Evinizdeki bütün
odaların en güvenli yerlerini önceden belirleyin. Bu yerler
arasında: İki duvarın birleştiği köşe, sağlam bir masanın altı veya
yanı, kaloriferlerin veya buzdolaplarının yanı, çekyat veya
kanepelerin yanı olabilir. Deprem anında panik yaşayabilir ve doğru
düşünemeyebilirsiniz. Böyle bir durumda önceden nerelere
saklanabileceğiniz belirlemeniz, bunu
ailedeki herkese öğretmeniz ve zaman zaman denemeniz faydalı
olacaktır. Ayrıca her odanın en güvenli kısımlarını EK-E’deki DEPREM
GÜVENLİK PLANI formatında boş bırakılan yerleri not edip keserek
herkesin görebileceği yere yapıştırın.
-
Evinizde hasar görebilecek
ve/veya verebilecek eşyaları planın uygun yerine not edin.
-
Acil durumlar için yiyecek, su, ilaç, ilkyardım
çantası, alet ve giyecek bulundurun.
-
Büyük bir deprem eşyalarınıza önemli zarar
verebilir. Aslında, deprem zararlarının üçte birinin bina ile ilgili
olmayıp, içindeki eşyalardan ve aletlerden kaynaklandığı tahmin
edilmektedir. Bu mobilyalar, ev aletleri ve diğer eşyaları kapsar.
a Ağır Eşyaları ve Su Tanklarını Sabitleme ;
-
Kitaplık, vitrin ve raflı üniteler gibi yüksek,
bir yere bağlı bulunmayan eşyaları “L” dirsekler, köşe dirsekleri
yada alüminyum kornişler kullanarak duvar çivileriyle duvara veya
döşemeye sabitleyin.
-
İçindeki eşyaların kayıp düşmesini önlemek için
dolap kapaklarına tahta yada metalden bir sürgü takın. Bu özellikle,
pek çok cam eşyanın bulunduğu durumlarda son derece önemlidir.
-
Ağır ve/veya eşyaları alt raflara yerleştirin.
-
Su kazanını altından ve üstünden sağlam bir
zincir veya bantla sarın. Bu bantları duvardaki çivilere sıkıca
bağlayın. Yakıt borusu biraz esnek kalsın.
b Eşyaları Raf Üstlerine Sabitleme ;
-
Televizyon, müzik seki, bilgisayar ve mikrodalga
fırın gibi raf üzerindeki eşyaları depremlere eşlik eden ileri geri
hareketlere karşı korunmak için sabitleyin. Bu eşyaları ve hatta
vazo gibi kırılabilecek diğer hassa eşyaları da çift taraflı
bantlarla kullanarak bulundukları mobilyanın üzerine yapıştırıp
sabitleyebilirsiniz.
c Ayna ve
Tabloları Sabitleme ;
-
Depremler duvardaki
ağır tabloları ve aynaları aşağıya indirir. Eğer bunlar üzerinize
düşerse ciddi şekilde yaralanabilirsiniz. Bu nedenle, ağır çerçevesi
olan tüm tabloları ve aynaları yataklardan, koltuklardan ve
sandalyelerden uzak bir yere koyun.
-
Bu tür eşyaları alt
ve üst kısımlarına vidalar yerleştirerek yada bunları bir telle
bağlayarak sabitleyebilirsiniz.
-
Çift tarafı
yapışkan bantlar tabloları, aynaları, duvar saatleri ve benzeri
eşyaları duvara sabitlemek için de kullanabilirsiniz.
d Asılı Duran Eşyaları Sabitleme ;
-
Asılı duran tüm
eşyaların yerini dikkatlice kontrol edin. Bunların, bir deprem
sırasındaki şiddetli sarsıntıda pencerelere çarpacak kadar yakın
olup olmadığına kara verin. Eğer bu kadar yakınlarsa, onların yerini
değiştirin.
-
Evinizde tavandan asılı olan
avize ve saksılar varsa onların sarsıntı sırasında yere
düşmeyeceğinden emin olun. Eğer bu avize ve saksılar tavanda ucu
açık bir kancaya asılılarsa saksı kancadan kurtulup düşebilir. Bunu
engellemek için saksının asılı durduğu kancanın diğer ucunun da
tavana girmesini sağlayın yada kancanın ucu kalmayacak şekilde tel
bağlayın.
e Mutfak ve Banyo Dolaplarını Sabitleme ;
-
Mutfak ve banyo
dolap kapakları yer hareketi ile birlikte genellikle kendiliğinden
açılır ve içindekilerin hepsi yere düşer. Sürgü takmak dolapların
içindekileri yerinde tutmaya yardım eder.
-
Acil
durumlar için yiyecek, su, ilaç, ilkyardım çantası, alet ve giyecek
bulundurun.
-
Aileniz için bir deprem anında nasıl hareket
edeceğinizi düşünün ve kendinize göre planlama yapın. Bu amaçla;
Evinizin her odasındaki güvenilir yerleri belirleyin.
-
Evin tehlikeli noktalarını bilin, (pencereler,
aynalar, asılı eşyalar, şömineler ve yüksek mobilya)
-
Pratik egzersizler yapın. Çocuklarınızla evin
içerisindeki güvenilir noktalara yerleşin.
-
Bölgenizdeki Kızılay, Sivil Savunma veya diğer
toplum kuruluşlarından ilkyardım kurallarını öğrenin.
-
Birbirinizden ayrı olmanız halinde ailenizin
nerede buluşacağını belirleyin; Bu yerler herkesin bildiği yakın
çevreden olsun. Örneğin; Komşunun veya size yakın oturan akrabaların
evi, mahallenizdeki okul ve camilerin avluları ile parklar.... gibi.
-
Belirlemiş olduğunuz bu yerlerde buluşmanız
mümkün olmayabilir çünkü bu yerler de depremden zarar görmüş
olabilirler. Bu sebeple oturduğunuz şehirden en az 100 km. uzakta
yaşayan bir akrabanızı haberleşme aracı olarak seçin.
-
Yukarıdaki bilgileri içeren kartlardan
hazırlayın. "AİLEYLE TEKRAR BİR ARAYA
GELME" kısmındaki boşlukları doldurun
ve tüm aile bireyleri için çoğaltın. Evde herkese cüzdanlarında,
çantalarında veya ceplerinde taşımaları için verin. Bu isim ve
telefon numaralarını daima yanınızda taşıyın. Tüm aile üyelerinin,
depremden sonra en kısa sürede, önceden belirlemiş olduğunuz bu
kişiye haber vermelerini söyleyin. Ve sizde aynı
şekilde bu kişiye nerede ve nasıl olduğunuzu söyleyin. Eğer tüm aile
üyeleri seçmiş olduğunuz kişiye haber verebilirse, birkaç gün bir
araya gelemezseniz dahi, birbirinizin nerede ve nasıl olduğundan
haberdar olabilirsiniz. Birbirinizden haberdar olabilmek
kaygı ve stresinizi oldukça azaltacaktır.
-
Aracı kişiler dışında ihtiyacınız olabileceğini
düşünerek bazı önemli telefon numaralarını saklamanızda fayda
vardır. Bu telefon numaralarını ACİL TELEFON
NUMARALARI çizelgesine kaydediniz.
-
Bir deprem sırasında
aileniz için yaşamsal önem taşıyan belgeleri kaybetmemek için önlem
almak gerekir. Senetler, vasiyet, vergi kayıtları, doğum belgeleri,
nüfus kağıtları ve diğer yaşamsal önem taşıyan belgeleri ateşten
etkilenmeyecek bir yerde saklayın. Bu belgeleri
emanet kasada saklayabilirsiniz, yada su geçirmeyen bir poşetle afet
çantasına koyabilirsiniz.
-
Bu belgelerin arasına bir de
ÖNEMLİ AİLEVİ BİLGİLER çizelgelerini
doldurarak saklarsanız yararlı olacaktır.
-
Aile bireyleri için; bilek veya
boyunda taşınabilen madeni künyeler (Adı, soyadı, doğum yeri,
doğum tarihi, dini ve kan grubu) hazırlayın.
-
Aileniz için taşınabilir bir ilkyardım çantası
hazırlayın ve ulaşılabilir bir yerde hazır bekletin
|
| |
|
TOPLUM
HAZIRLIĞI |
|
-
Bölgenizde bulunan Sivil Savunma ve diğer toplum
kuruluşları tarafından düzenlenecek depreme hazırlık seminer,
konferans, kurs gibi eğitim faaliyetlerine, ilkyardım, yangın
söndürme, zarar değerlendirme ile arama ve kurtarma eğitimlerine
katılın.
-
Araç, teçhizat, materyal listeleri ve
paylaşılabilecek özel beceri ve kaynaklara sahip olan bölge
sakinlerinin yer aldığı listeler hazırlayın ve yakın komşular
arasında kendi kendine yardım ağları geliştirin.
-
Özel ihtiyaçları olan veya özel yardıma
gereksinimleri olacak olan komşularınızı belirleyin.
-
Depremden sonra can kaybı olmadığını anlamak için
beyaz bir bez (çarşaf) asılması için komşularla anlaşın ve arama
kurtarma çalışmalarının beyaz işaret bezi asılı olmayan yerlerden
başlamasını sağlayın.
HALK TARAFINDAN
HAZIRLANACAK İLKYARDIM ÇANTASI
-
Acil durum sonrasında ilkyardım çantaları
önemlidir. Ayrıca günlük yaşamdaki yaralanmalar için de çok
kullanışlı olabilir. Evde ve arabanızda bulunması gereken ilkyardım
çantasının yararlı olabilmesi için ulaşılabilir bir yerde ve hazır
olması gerekir. Yılda iki kez tüm ilkyardım malzemelerinizi kontrol
ederek değiştiriniz.
Bir ilkyardım
çantasında bulunması gerekenler ;
(a)
İLAÇLAR
-
Oksijenli su ve Tentürdiyot
-
Antibiyotik merhem
-
Aspirin veya ağrı kesiciler
-
İshal ilacı
-
Göz damlası
-
Soğuk algınlığı/öksürük ilacı
-
Haşere ilacı
-
Kulak ve burun damlası
-
Deri için dezenfektan (mikrop öldürücü) ilaç
(püskürtme)
-
Reçete ile satılan ilaçlardan yedek (Aile
fertlerinin kullanmak zorunda olduğu)
-
Kullananlar için yedek numaralı gözlük
-
Vitamin
-
Bir kalıp sabun
-
Hijyenik kadın bağı
(b) TIBBİ
MALZEMELER
-
Yara bandı
-
Kauçuktan yapılmış ameliyat eldiveni
-
Ameliyat maskesi
-
Tekli sargı
-
Kelebek sargı
-
Gazlı bez
-
İlaç sürmeye veya yara temizlemeye yarayan pamuk
parçaları
-
Yapışkan bant
-
Sterilize sargı bezi
-
Kırıklar için malzeme
-
Eşyaları dezenfekte etmek için %10 çamaşır suyu
içeren şişe (püskürtmeli)
-
Termometre
-
İlkyardım el kitabı
(c)
YİYECEKLER
-
Kurutulmuş besinler, Konserve et/balık, Konserve
sebzeler, Meyve suları, Hazır çorbalar, Şeker, Tatlı-tuzlu
bisküviler, Kuru üzüm-incir, Kuruyemişler saklamak için uygundur. Bu
besinler her zaman evinizin karanlık, rutubetsiz bir köşesinde
saklanabilir.
-
Pişirilmesine gerek olmayan hazır besinler tercih
edilmelidir.
-
Depolanan besinler her an kullanılma hazır, taze
olmalıdır.
-
Depolanan besinler sağlam bir kutuda evdeki gaz,
gibi zehirli olabilecek maddelerden uzak, farelerin veya böceklerin
erişemeyecekleri yerlerde saklanmalıdır.
-
Yiyeceklerin yanında evde her zaman fazladan bir
iki paket peçete, kağıt bardak-tabak ve plastik çatal, kaşık,
şişe/konserve açacağı bulundurmakta da fayda vardır.
-
Evde her zaman haftalık ihtiyacımızdan fazla su
bulundurmaya çalışın. Deprem sonrası temiz su ihtiyacımızın bir süre
karşılamak için kullanabilirsiniz.
5.
HALK TARAFINDAN HAZIRLANACAK MALZEME VE TEÇHİZAT ÇANTASI
-
Deprem için malzeme hazırlarken, bu malzemelere
deprem evinizi alt üst ettikten sonra ulaşmanız gerektiğini
unutmayın. Söz konusu malzemeleri koymak için düşen eşyalar altında
kalma şansı az olan, kolay bulunur bir yer seçin. Yeriniz darsa,
büyük bir çöp bidonu mükemmel bir saklama yeri olabilir. Apartmanda
yaşıyorsanız, malzemeleri sakladığınız kabı güzel bir masa örtüsüyle
kapatabilirsiniz. Deprem malzeme ve teçhizat çantasında bulunması
gerekenler :
-
İş eldiveni
-
Balta/tokmak
-
Kürek (yassı başlı ve sivri uçlu)
-
Süpürge
-
Çekiç ve çivi
-
Tornavida
-
Kriko
-
Plastik kaplama rulosu
-
İp bobini
-
Tel bobin
-
Çadır (aile)
-
Katranlı muşamba, bez (PVC veya çadır bezi, en
,az 2 mt. Olacak)
-
Uyku tulumu, battaniye
-
Tülbent bezi (sudaki pislikleri süzmek için)
-
Bir miktar para
-
Kurutulmuş yiyecek
-
Su
-
Giysi
-
Yürüyüş ayakkabısı ve çorap, bölgenin yol
haritası
-
Yangın söndürme aleti
-
Düdük
-
Pusula
-
Su geçirmeyen bir kapta, el feneri ve piller veya
kimyasal ışık çubuğu, kibrit, küçük radyo (taşınabilir pilli)
-
Eğlence paketi-aile resimleri, not defterleri,
kitap gibi malzemeler.
SIHHİ
MALZEMELER
-
Plastik torba-çöp bidonuna uygun dayanıklı torba
ile daha küçük boyutlarda fermuarlı torba.
-
Toz halinde klor kireci (oksitleyici ve
aşındırıcı olduğu için uygun bir şekilde saklanmalıdır)
-
Tuvalet kağıdı
-
Susuz temizlik için hazır, nemli temizlik
peçeteleri
-
Tuvalet malzemeleri-havlu-şampuan-diş fırçası ve
macunu,deodorant
-
Böcek, sinek, sivrisinek ve karınca için ilaç
-
Çift tarafı
yapışkan bantlar tabloları, aynaları, duvar saatleri ve benzeri
eşyaları duvara sabitlemek için de kullanabilirsiniz.
|
| |
|
DEPREM SONRASINDA YAPACAKLARINIZ |
|
Paniğe kapılmamaya çalışın. Bir iki
dakika durarak sakinleşmeye çalışın.
-
Yakın çevrenizde
tehlikeli bir durum olup olmadığını kontrol edin. Kırılmış camlar,
ortalığa dökülmüş kimyasal bir madde, yerinden oynadığı için düşme
tehlikesi olan eşyalar olup olmadığına bakın.
-
Ayaklarınızı,
ellerinizi ve kafanızı koruyun. Sağlam, sert ayakkabılar, deri
eldiven ve varsa sert bir kask giyin. Yüzünüze toz için bir maske
veya maske yerine geçebilecek bir şeyle ağzınızı ve burnunuzu
kapatın.
-
Eğer
karanlıktaysanız fener kullanın. Bir gaz sızıntısı olmadığından emin
olana kadar kibrit kullanmayın ve ışıkları yakmayın.
-
Çevrenizdekilerin
yaralanıp yaralanmadığını kontrol edin. İhtiyacı olanlara yardım
etmeye çalışın. Kesinlikle gerekmiyorsa ağır yaralı olanları hareket
ettirmeyin.
Yangın kontrolü
yapın. Küçük çaplı yangınları söndürmeye çalışabilirsiniz. Bunun için;
-
Isıyı soğutarak yok
etmeye çalışın. (Su veya yangın söndürücü ile)
-
Ateşin havayla
temasını kesebilirsiniz.
-
Yangına sebep olan
yakıtı kesin.
-
Yangın
söndürücüleri alevlerin üst kısmına değil, her zaman ateşin alt
kısmına doğru tutun.
-
Büyük çaplı
yangınları söndürmeye çalışmayın. Derhal uzaklaşın.
-
Şayet yangının
sebebi bir yağ ise ASLA su kullanmayın. Bu yangınları yangın
söndürücülerle yada üstüne bir şeyler kapatarak söndürebilirsiniz.
-
Tüpleri, elektriği,
suyu ve varsa doğalgazı kontrol edin. Gerekliyse hepsine ana vanadan
kapatın. Evdeki tüm aletleri kapatıp fişten çekmeyi unutmayın.
-
Yerlere düşmüş
tellerden kesinlikle uzak durun ve bunlara temas eden eşyalara
dokunmayın.
-
Şayet piknik tüpü
gibi bir aleti kullanacaksanız bunu açık bir alanda yapın. Gaz
sızıntısı ihtimali olan yerlerde tüp kullanmak yangına sebep
olabilir.
-
Ayrıntıları
dinlemek için pilli bir radyo kullanın.
-
Evinizi terk
ederken kimlik ve kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek ve battaniye
gibi koruyucu eşyaların bulunduğu çantaları yanınıza alın.
-
Ailenize,
sevdiklerinize ulaşmak için arabaya atlayıp yollara çıkmayın,
trafiğin tıkanması ambulans, itfaiye ve yardım arabalarının
zamanında ihtiyacı olanlara ulaşmasını engelleyecektir.
-
Çok acil durumlar
dışında telefonu kullanmayın.
-
Sadece uzmanların
ve resmi kaynakların açıklama ve uyarılarına uyun. Kulaktan kulağa
yayılan söylentilere itibar etmeyin. Çünkü bu gibi durumlarda
hırsızlar, yağmacılar gibi kötü niyetli insanlar evler boşalsın diye
yanlış deprem alarmı verebilirler.
-
Deprem sonrası
çadırlarınızı yetkililerin gösterdikleri yerlere kurun. Çadırlar
açık alanlara kurulmalı ve geçiş yollarını kapamamalıdır. Çadırları
evinizin yakınına kurmakta ısrarcı davranmayın.
-
Size yardıma gelen
görevlileri gerçekten gereksinim duymadıkça meşgul etmeyin. Sizler
gibi herkes panik halinde ve zor durumda olabilir. Görevlileri
gereksiz yere meşgul etmenin yardım hizmetlerinin aksamasına sebep
olacaktır.
-
Depremden sonra
kendinizi ve ailenizin güvenliğinden emin olduktan sonra çevrenize
de yardımcı olmak elinizde. Büyük depremlerin ardından kurtarma
çalışmaları için mümkün olduğunca fazla insana gerensinim
duyulacaktır. Eğer sağlığınız yerinde ise sizde bu çalışmalara
katkıda bulunabilirsiniz. Ancak bu konuda yeterli ve bilgili
değilseniz yardımlarınız tehlike yaratabilir. Böyle bir durumda
görevlileri meşgul ederek engellememek yapabileceğiniz en büyük
yardımdır.
-
Unutmayın; Kendi
hayatınızı tehlikeye atarak kahraman olmaya çalışmayın, fiziksel
kapasitenizin üzerinde bir şeye kalkışırsanız ölebilirsiniz ya da
size yardıma gelmeye çalışanların hayatlarını tehlikeye
sokabilirsiniz. Bazen yardım için beklemek sabır ve cesaret
gerektirir
|
| |
|
ÇOCUKLARIN BİR DEPREM FELAKETİYLE BAŞA
ÇIKMALARINA NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ ? |
|
Bir deprem felaketinin
ardından, bazı çocuklarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir:
-
Depremin
tekrarlanacağından, yada depremi hatırlatacak bazı işaretlerden
(oturduğu koltuğun, yatağın sallanması, uyku sırasındaki gürültü
v.b.) aşırı korkma,
-
Çok kolay ve sık
biçimde sinirlenme, ağlama ve sızlama,
-
Saldırganlık,
yaramazlık yapma, kendini bir işe verememe,
-
Okulda ve evde daha
önce hiç yapmadığı davranışları yapma,
-
Daha fazla
hareketli olma, yerinde duramama, dikkatini belli bir konuya
yoğunlaştırmada güçlük çekme,
-
Felakete ilişkin
sürekli korkular yaşama (örneğin, anne ve babadan artık tamamen
ayrılmak zorunda kalacağından korkma)
-
Yalnız başına
yatmaktan korkma, anne-babası yada bir başka büyükle yatmak isteme,
uykuda kabuslar görme ve çığlık atma, yatak ıslatma,
-
Yalnız kalmaktan,
yanındakilerin uzaklaşmasından korkma, anne ve babanın peşinde
dolanma, okula yada kreşe gitmekten korkma, tuvalette yalnız
bırakılmaktan korkma,
-
Daha küçük yaşlarda
davrandıkları gibi davranma, parmak emme, altını ıslatma, biberondan
beslenmeyi isteme, sürekli kucakta tutulmayı isteme,
-
Doktor tarafından
sebebi bulunamayan mide bulantısı, karın ağrıları, kusma, baş
ağrısı, baş dönmesi, beslenme ve uyku düzensizlikleri gibi
şikayetleri gösterme,
-
Sessizleşip içine
kapanma, yaşadıkları üzerinde konuşmaktan kaçınma,
-
Sürekli bu konu
üzerinde konuşmayı isteme (özellikle daha büyük çocuklar) yada
oyunlarında ve masallarında deprem felaketine ilişkin konuları
işleme,
-
Bu deprem
felaketinin, kendisinin daha önceden yapmış olduğu bir “kabahat”
yüzünden olduğunu düşünüp, suçluluk duyma,
-
Bazı çocuklarda,
yaşadıkları sıkıntıya ilişkin olarak dıştan fark edilecek herhangi
bir belirti gözlenmeyebilir. Bazılarında ise bu sıkıntılarının ilk
işaretleri, haftaları yada aylar sonra ortaya çıkabilir.
Çocuklarına
bu konuda yardım etmek için, anne-babaları yada yakınlarındaki
büyükleri neler yapabilirler ?
-
Çocukları,
olaylarla ilgili olarak bilgilendirmenin büyük yararı vardır; onlara
duygusal açıdan destek vermek, aile ve akrabaların felaket sonrası
yaraları sarma çalışmalarında rol almalarını sağlamak, aile ve
akrabaların bir arada oldukları duygusunu yaşamalarına da katkıda
bulunur. Bu zorlukları birlikte aşabilmek, deprem felaketinden çok
sonraları bile sürebilecek ve aile bireylerini güçlendirecek bir
“birlik beraberlik” duygusu yaşatacaktır.
-
Çocuklarınızı
rahatlatmak ve onlara güven vermek için zaman ayırın. Bir felaketle
başa çıkmaya çalışırken, yetişkin bir insanın dikkati kolayca başka
konulara kayabilir. Deprem sırasında yada sonrasındaki acil durumlar
içindeyken çocuğunuzu rahatlatmak için vakit ayıramayacağınızı
düşünebilirsiniz. Ama bir dakikalık bile olsa, içten, şefkat dolu
bir sarılma, sürekli onun yanında olduğunuza dair güven verici,
sıcak bir iki söz, çocuklarınızın kendilerini güvende
hissedebilmeleri için yeterli olacaktır.
-
Durumla ilgili
olarak bir şey saklamadan, onun anlayabileceği düzeyde basit
sözcüklerle, dürüst olarak bilgi verin. Ailenize neler olduğunu
çocuklarınıza açıklayın. Onların anlayacağı basit sözcükler
kullanın. Dürüst olun. Örneğin okul öncesi bir çocuk için, “Ayşe
deprem oldu ve evimiz yıkıldı. Bir süre onun içinde oturmayacağız.
Teyzenlere gideceğiz” gibi bir açıklama yeterli olabilir.
Yaşadığınız bu ciddi durumu, olduğundan daha hafif bir şekilde
aktarmaya çalışmayın. Ancak varolanı da abartmayın, çocuğu doğrudan
ilgilendirecek, hayatını doğrudan etkileyecek konular üzerinde
bilgilendirin.
-
Çocuğun başına
gelen felaketi anlamasına yardımcı olun. Çocuklar anlamadıkları
şeylerden korkarlar. Çocuğa depremin ne olduğunu, nasıl olduğunu,
nasıl çok ender olarak ortaya çıkan, ama doğanın ayrılmaz bir
parçası olduğunu anlatın. Çocuklar, bu felaketin kendi yaptıkları
herhangi bir “kabahat”la ilişkili olmadığını, kendi suçlarının
olmadığını mutlaka anlamlı, söz konusu bu felaketin kendilerine
verilen bir “ceza” olmadığını çok iyi öğrenmelidir.
-
Çocuğa ailesinin,
aile sisteminin (akrabalar, yakınlar) yada yakın çevrenin korunması
içinde olduğu konusunda güvence verin. Onlara şu tür cümlelerle
yaklaşabilirsiniz. “Evet canım, deprem tehlikeli bir şey. Başımızdan
çok üzücü olaylar geçti. Ama bizler şimdi güvencedeyiz. Bu konu ile
ilgili kişiler bize mutlaka yardım edeceklerdir.”
-
Olanaklar
ölçüsünde, gündelik alışkanlıklarınızı sürdürmeye çalışın. Kendi
olanaklarınız içinde, eğer yapabiliyorsanız, deprem öncesindeki
alışkanlıklarınızı sürdürmeye, yada yeni koşullar altında
gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerinizi, olabildiğince eskilerine
benzetmeye çalışarak yapmaya çalışın (yemek saatleri, çocuğunuzu
yatırdığınızda masal anlatmak, öğle yemeği sonrası uykuları, v.b.).
Daha büyük çocukların, kendi oyun türleri, oyun zamanları, mümkün
olduğunca değiştirilmeden sürdürülmeye çalışılmalıdır. Deprem gibi
bir kriz, yaşanılan yeri değiştirme durumunda kalmaya ve alışılmış
gündelik faaliyetlerde kesintilere yol açtığından, kendi başına
ciddi stres yaratabilir. Bu tür sarsıcı zamanlarda az da olsa bazı
alışkanlıkları sürdürmeye çalışmanın, çocuklara belirli bir düzeyde
kontrol duygusu yaşatabilmede katkısı olacaktır.
-
Bu olaylardan
sonra, kendinizin de neler hissettiğini çocuklarınızla paylaşın;
başınıza gelenlere nasıl olumlu bir şekilde yaklaşmaya çalıştığınızı
anlatın. Örneğin şöyle bir şey söyleyebilirsiniz: “Evden ayrılmak
zorunda kaldığımız için bende çok üzgünüm, ağlamamın nedeni bu. Gel
bana bir sarıl. Çok iyi gelecek” Çocukların da arada sırada bir
şeyler yapmasına izin verin ve onun kendisini aile sisteminin bir
parçası olarak hissetmesinin, “bir arada olma” duygusunu yaşaması
açısından büyük yararı vardır.
-
Çocuklarınızın
duygularını ve yaşadığı sıkıntıyı anladığınızı ve hepsini kabul
ettiğinizi belirten sözcükler kullanın. Örneğin şuna benzer bir
şeyler söyleyebilirsiniz:
-
"Ahmetçiğim,
ağlamanın hiçbir sakıncası yok. Kendini rahat bırak. Halanlarda
rahat edeceğiz.” Çocuğunuza, “sakin ol; korkma; üzülme” gibi
sözlerle neler hissetmesi gerektiğini söyleyin. Sadece
hissettiklerini dinlemeye hazır olduğunuzu, yaşadığı duyguların
hepsinin çok normal olduğunu söyleyin.
-
Çocuğunuzun yaşına
uygun olarak, gündelik yaşantınız içinde yapıcı bir şeyler
yapabilmesini sağlayacak işler verin. Çocuğunuzu, ailenin yaşadığı
felaketten sonraki “yaraları sarma” faaliyetleri içine sokarsanız,
onun kontrol duygusu yaşamasını ve katkıda bulunabildiğini
düşünmesini sağlarsınız. Eğer yapabiliyorsa, sofrayı hazırlamasına,
ekmekleri yerleştirmesine, su taşınmasına, v.b. işlere yardımcı
olmasına izi verin. Onları güvenli bir şekilde meşgul etmeye
çalışın. Aileye bu şekilde yardım edişinden duyduğunuz memnuniyeti
belirtin. Bununla beraber, bu sorumlulukların onu, ihtiyacı olan
“arkadaş oyunları”ndan çok fazla uzak tutmasına da engel olun.
-
Cesaret, sabır,
kararlılık, yardımlaşma, problemleri çözmeye çalışma ve başa çıkma
konusunda çabalama gibi davranışlarınızla, çocuklarınıza örnek
olmaya çalışın. Çocuklarınızın dikkatini, benzer felaketi yaşamış
diğer ailelere ve onlara yardımcı olmaya çalışan diğer insanlara
çekmeye çalışın. “Ellerinden geleni yapıyorlar Ayşeciğim. Bak dün
bütün gece karşı evdekileri kurtarmaya çalıştılar. Komşularımızda
aynı şekilde uğraşıyorlar.Bu işi atlatmak için hep birlikte
çalışmalıyız.” Şeklinde bir şeyler söyleyebilirsiniz.
Yaşadıklarınızla başa çıkmak için neler yaptığınızı ona söyleyin.
“Kendimi kötü hissettiğimde birlikte yaşadığımız güzel günleri
düşünüyorum ve kendime zamanla her şeyin yeniden düzeleceğini
hatırlatıyorum. Benim işime yarıyor. Bir denemek ister misin ? Belki
seninde işine yarar.”
-
Kendinizi
rahatlatmak ve sakinleştirmek için kendinize zaman ayırın. Kriz
ortamından uzaklaşmak için kendinize çok kısa bir ara verin. Örneğin
birkaç dakika yürüyün. Zihninizi sakinleştirmeye çalışın. Eğer siz
sağlam olursanız ailenize daha çok yardım edebilirsiniz.
|
| |
|
DOĞAL AFET SONRASI ORTAYA ÇIKABİLECEK
PSİKOLOJİK SORUNLAR |
|
İlk günlerde karşılaşılabilecek stres
tepkileri :
Duygusal tepkiler
:
Geçici şok, korku, öfke, suçluluk,
utanç, çaresizlik ve umutsuzluk hisleri yada duygusal donukluk hali
(hiçbir duyguyu yaşamama)
Zihinsel tepkiler
:
Akıl karışıklığı, içinde bulunulan
günü-saati-yeri bilememe, kararsızlık, kuruntu, dikkat azalması,
dikkati bir konuya vermede güçlük, hafıza kaybı, istenmeyen anıların
hatırlanması, kendini suçlama.
Fiziksel
tepkiler : Gerilim, yorgunluk, uyuma güçlüğü, bedensel ağrı ve acılar,
kalp atışlarında hızlanma, bulantı, iştah artması yada azalması, ani
irkilmeler, tedirginlik, cinsel istek azalması.
Sosyal tepkiler :
İş, okul, arkadaşlık ve
evlilik yaşamında yada ana-baba olarak yaşanan sorunlar; huzursuzluk,
güvensizlik, insanlardan uzaklaşma, kendini reddedilmiş yada terk
edilmiş gibi hissetme, yakınlık duymama, aşırı yargılayıcı olma,
çatışma her şeyi kontrol altında tutma isteği.
Doğal afet
yaşamış bir çok insan yukarıda özetlenen bu stres tepkileriyle
karşılaşırlar ve kısa bir süre sonra bunlardan büyük ölçüde kurtulup
daha da güçlenebilirler. Ancak bazılarında travma sonrası stres
bozukluğu, kaygı bozuklukları ve depresyon belirtileri ortaya
çıkabilir. Bu belirtiler de şöylece özetlenebilir:
-
Kendini bir
rüyadaymış, bedeninin dışındaymış veya gerçek değilmiş gibi
hissetme; bazı anıları hatırlayamama hali,
-
Rahatsız edici
anılardan kaçınmak için alkol kullanımı gibi aşırı davranışlar,
-
Aşırı duygusal
boşluk hissi; tam bir boşluktaymış gibi hiçbir duyguyu hissetmeme,
-
Aşırı uyarılmışlık
hisleri; panik atakları, öfke patlamaları, aşırı huzursuzluk yoğun
duygu yüklenmesi,
-
Aşırı kaygı; kişiyi
adeta hareketsiz bırakan endişe hali, aşırı çaresizlik hissetme,
saplantı düşüncelere dalma yada takıntılı ve tekrarlayıcı
hareketler,
-
Aşırı depresyon
(ruhsal çökkünlük) hali; umutsuzluk, öz saygı, istek ve yaşam
amaçlarının kaybı.
-
Doğal afet yaşamış
kişilerin bazılarında görülebilecek bu belirtilerin yoğunlaşmasına
yol açabilecek bazı etkiler şunlardır.
-
Yaşamı tehdit eden
bir tehlike veya fiziki zarar (özellikle çocuklarda),
-
Ölümle burun buruna
gelme, bedensel yaralanma, cesetleri görme,
-
Aşırı yıkıcı ve
saldırganlık içeren olayların içinde kalma,
-
Evini, değer
verdiği eşyalarını, komşularını yada ait olduğu grubu kaybetme,
-
Yakın ilişkide
olduğu insanlarla haberleşmeyi veya onların desteklerini kaybetme,
-
Yoğun duygusal
tepkilerle karşılaşma (özellikle kurtarma ekip görevlilerinde),
-
Tehlike, kayıp,
duygusal ve fiziksel baskıya uzun süre maruz kalma,
-
Aşırı yorgunluk,
açlık yada uykusuzluk yaşama,
-
Zehirleyici
maddelere (gaz gibi) maruz kalma,
DOĞAL AFET STRESİNİN ETKİLERİNDEN KURTULMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
KORUN :
Kendine barınabileceğin bir yer bul.
Yiyecek-içecek sağla, sağlıklı bir ortam oluşturmaya çalış. Zaman
zaman kendinle baş başa kalabileceğin, sessizce oturup, kısa süreli de
olsa rahatlamaya ve uyumaya çalışabileceğin bir yerin olmalı.
HAREKETE GEÇ :
Öz saygını, amaçlarını umut
hissini yeniden kazanmana yardımcı olmak için sana ve ailene ait özel
eşyalarından kurtarabildiklerini koruma altına al.
TEMAS KUR :
Ailenle, arkadaşlarınla
iletişim sağlamaya çalış; dinleyen kimi bulursan yaşadıklarını anlat;
ulaşabiliyorsan uzmanlara baş vurup onlara anlat.
EN YAKIN YARDIM KURUMLARINA BAŞVUR :
Temel acil yardımlar,
temizlik, sağlık ve konut gereksinimlerin için en yakın ulaşabileceğin
yardım kuruluşuna başvur ve yardım iste.
-
Afet sonrasında yaşadığın her gün için :
-
Kendin ve ailen için o gün yapılacak en önemli
şeyin ne olduğunu belirle.
-
Tüm dikkatini kendinin ve yakınlarının yaşamakta
olduklarına odakla, durumu gözden geçirip yeniden değerlendir;
böylece neyin önemli neyin önemsiz olduğunu kesin olarak
belirleyebilirsiniz.
-
Yaşadıklarının senin için ne anlama geldiğini
anlamaya çalış ki, yaşama tekrar sıkıca sarılabilesin ve hatta
|
| |
|
DEPREMİN PSİKOLOJİK ETKİLERİ İLE NASIL BAŞA ÇIKILIR ? |
|
Ulusça büyük bir felaket
yaşadık;
bu tür olaylardan hemen sonra
insanlar tipik olarak şok tepkisi içine girerler.
-
İlk şoktan sonra
herkes aynı tepkileri göstermez. Aşağıda belirtilenler böyle bir
felaket durumuna karşı insanların gösterdikleri normal tepkilerdir;
-
Kendinizi eskiye
kıyasla daha sinirli hissedebilirsiniz. Bazı duygularda çok fazla ve
ani iniş-çıkışlar olur. Endişeli, sinirli yada karamsar
olabilirsiniz.
-
Düşünce ve
davranışlarınız olayın etkisi altındadır. Olayla ilgili anılarınızı
tekrar tekrar anlatmak ihtiyacı duyarsınız. Yaşadıklarınız
gözünüzün önünden gitmez, her an tekrar deprem olacakmış gibi
hisseder, korku duyabilirsiniz. Dikkatinizi yaptığınız işe vermekte
ya da karar vermekte zorlanırsınız. Kafanız kolayca karışabilir.
Hafızanızda problemler olabilir. Olan bitenlere inanmakta güçlük
çekebilirsiniz. Uykunuz, yeme düzeniniz ve iştahınız bozulabilir.
Merak etmeyin ! Ancak güçlü kalmak, yakınlarınıza ve çevrenize
yardımcı olabilmek için elinizden geldiğince iyi beslenmeye ve
dinlenmeye çalışın.
-
Başından yıkıcı
olay geçmiş diğer kişilerle sürekli olarak konuşma ihtiyacı
duyabilirsiniz. Ama zaman zaman da içinize kapanıp hiç konuşmadan
düşünme ihtiyacı duyabilirsiniz. Bunlar normaldir. Başka insanlarla
sık sık konuşmanızın, duygularınızı paylaşmanızın size yararı
olacaktır.
-
Yoğun stresten
ötürü vücudunuzda bazı belirtiler ortaya çıkabilir; örneğin baş
ağrıları, bulantı ve göğüs ağrıları olabilir ve bir tedavi
gerektirebilir. Daha önce sürekli tedavi gerektiren tıbbi bir
rahatsızlığınız varsa, şiddeti artabilir. Bu durumda tıbbi yardıma
başvurunuz.
Şu noktayı anlamak
önemlidir;
Aynı olaya herkes aynı
tepkiyi gösteremez. Bazı insanlar hemen tepki gösterirler, bazılarının
tepkisi aylar, hatta yıllar sonra, gecikmeli olarak ortaya çıkabilir.
Bazılarının yaşadığı rahatsızlık verici tepkiler uzun zaman sürer,
diğerleri ise çok çabuk eski hallerine döner.
-
Tepkiler zaman
içinde de değişir. Bazıları olayın yaşandığı sırada çok
enerjiktirler ve sanki bu enerji sayesinde, olayla daha kolay baş
ederler, ama hemen sonra umutsuzluk ve karamsarlık yaşarlar.
Kendinize ve ailenize
nasıl yardımcı olabilirsiniz ?
Duygusal
olarak yeniden eskisi gibi sağlıklı bir duruma gelebilmeniz ve
yaşamınızın kontrolünü yeniden ele geçirebilmeniz için yapabileceğiniz
çeşitli şeyler vardır:
-
Bu dönem, kuşkusuz
yaşamınızın zor bir dönemidir. Toparlanmak ve kendinize gelmek için
zaman tanıyın. Kayıplarınız için yas tutmanız en doğal hakkınızdır.
Duygularınızda iniş çıkışlar olması normaldir.
-
Bu olayı yaşayan
herkes sizin hissettiklerinizi hissetmektedir, onlarla dayanışma
içinde olun, duygularınızı paylaşın.
-
Alkol ve uyuşturucu
ilaçlardan uzak durun.
-
Kendinizi oyalayın.
Bu oyalama çabaları, başkalarına yardımcı olmak, şu anda
olabildiğince hayatınızı düzene koymaya çalışmak yada çocuklarınızla
daha yakından ilgilenmek biçiminde olabilir.
-
Duygusal olarak
yakın gelecekte neler yapabileceğinizi öğrenmeye çalışın, bilgi
edinin veya sağlık kuruluşlarının deprem için oluşturulmuş özel
birimlere başvurun.
Çocuklar
için neler yapmalı ?
Bir depremden
sonra yaşanan korku ve kaygı, özellikle çocuklar için çok
zorlayıcıdır. Bazı çocuklar, daha küçük yaşlarda yaptıkları gibi,
parmak emme, altını ıslatma gibi davranışlara geri dönebilirler.
Kabuslar görebilir, yalnız yatmaktan korkabilirler. Okul başarıları
etkilenebilir. Ayrıca daha sık öfkelenebilir yada içlerine kapanıp,
yalnız kalmak isteyebilirler.
-
Bu çocuklar için
yapılabilecek bazı şeyler aşağıda sıralanmaktadır:
-
Onlarla daha fazla
zaman geçirin. Olaydan hemen sonraki günlerde çocuğunuz sizden
ayrılmak istemeyebilir. Sık sık elinizi tutmak, kucağınıza oturmak,
boynunuza sarılmak isteyebilir. Her fırsatta kendisiyle
ilgilenmenizi bekleyebilir. Bunlara göz yumun, anlayışlı davranın
Onlara dokunun, sarılın. Bu tür fiziksel temas çocuklar için çok
yararlıdır.
-
Gerginliklerini
azaltmak için onlara oyun imkanları tanıyın. Resmi kurumların açtığı
çocuk merkezlerine gönderin. Buradaki oyun ve resim yapma
faaliyetlerine katılmaya teşvik edin. Küçük çocuklar resim yaparak
olayla ilgili gerginliklerinden kurtulabilir. Yaşadıklarını resme
dökmeleri onlar için yararlıdır.
-
Dokuz yaşından daha
büyük çocuklarınızın sizinle ayrıntılı konuşmalarına izin verin,
duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri için onları destekleyin,
yüreklendirin. Bu sayede felaketle ilgili olarak kafalarındaki
sorulara cevaplar bulabilirler ve korkuları azalır. Sordukları
soruları onların anlayabileceği biçimde cevaplamaya çalışın. Sık sık
onları sevdiğinizi, korkularını ve kaygılarını anladığınızı
gösterin. Yemek yemek, oynamak, uyumak gibi faaliyetleri mümkün
olduğunca belli saatlerde yapmalarını sağlamaya çalışın. Bu sayede
çocuklarınıza hayatın normal normale dönmekte olduğu duygusunu
verebilirsiniz.
Unutmayın ! Yalnız
Değilsiniz :
Daha sonraki haftalarda ve aylarda
da psikolojik sorunlarınız için size yardım edecek profesyonel
insanlar ve kurumlar mevcuttur. Depremden sonra çok normal olan
gerginlik ve stres haliniz çok uzun süre devam ederse mutlaka sağlık
kuruluşlarına başvurunuz KAYNAK:İSTANBUL VALİLİĞİ
|
|