![]() | |
| 93 yıldır sönmeyen alev | |
![]() |
18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü Çerkezköy'de düzenlenen törenler ile kutlanırken, 18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısı ile ilçemizdeki şehit yakınları da yalnız bırakılmadılar. |
| 20.03.2008 | |
| Çerkezköy Şehitliği'nde yapılan anma
töreninin ardından 3. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Gazinosu'na geçildi.
Burada Tugay Komutanlığı tarafından şehit ailelerine verilen yemeğin
çıkışında Çerkezköy Kaymakamlığı ve Çerkezköy Belediyesi tarafından şehit
yakınlarına çeşitli hediyeler dağıtıldı. HALK EĞİTİMDE DUYGU DOLU ANLAR Öğleden sonra Halk Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilen törene Çerkezköy Kaymakamı A. Akın Varıcıer, Çerkezköy 3. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Tahsin Tank, Çerkezköy Belediye Başkanı Ali Ertem, Kızılpınar Belediye Başkanı Faruk Korkmaz, Veliköy Belediye Başkanı Efrahim Yeşil, Çerkezköy İlçe Müftüsü Mahmut Emin, Çerkezköy İlçe Milli Eğitim Müdürü A. Hamdi Zenginal, Çerkezköy İlçe Sağlık Grup Başkanı Dr. Olcay Palak, siyasi parti temsilcileri, 3. Zırhlı Tugay Komutanlığı Personeli ve çok sayıda davetli katıldı. Askeri Gazino'da verilen yemeğin ardından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün düzenlediği anma programına geçildi. Son derece duygu dolu anların yaşandığı anma programında birbirinden güzel canlandırmalar sahnelendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından günün anlam önemini belirten koşumanın yapılmasına geçildi. Halit Narin Meslek Lisesi Tarih Öğretmeni Ahmet Yıldırım Dinç yaptığı konuşmada Çanakkale Zaferinin önemine dikkat çekerek, "Tarih boyunca hiçbir millete nasih olmayan ve yüce Türk Milletine kahraman evlatlarınca yaratılan bir büyük mücadelenin şairin ifadesiyle Bedrin Aslanlarının kükrediği ateşten bir imtihandır Çanakkale. Kınalı kuzuların gülbahçesine girercesine şahadete atıldığı bir yerdir Çanakkale. BEN SİZE ÖLMEYİ EMREDİYORUM!.. Çanakkale öyle bir mücadeledir ki asırlardır yorgun düşmüş bir milletin milli mücadelesini önemli bir safhasının teşkil etmiş... Gelibolu'da yarattığı Atatürk'ü milletin geleceği ait vazgeçilmez önderi yapmıştır. 'Ben size taaruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içerisinde yerimize başka kuvvetler, başka komutanlar geçebilir' İşte Atatürk'ün bu sözü Çanakkale Zaferini yaratan inancın göstergesidir. Osmanlı Devleti'nin yıkılış sürecinde olan bu savaş 1. Dünya Savaşın'ın da önemli bir cephesini oluşturmaktadır. Bir tarafta yıllardır süren savaşların etkisiyle yorgun ve yılgın, silahları eski ve yetersiz, ikmal sistemi yok denecek kadar zayıf bir durumda olan Osmanlı Ordusu varken diğer yandan güçlü sanayi ve teknoloji ile beslenen benzeri görülmemiş bir gücün timsali olan ve kolay zaferler peşinde koşan düşman kuvvetleri vardı. Bu sebeple zamanın en güçlü deniz filosu oluşturulmuştu. Çanakkale denizden geçilecek ve imparatorluğun tüm direnme gücü kırılıp ülke parçalanarak müşterek hedefe ulaşılacaktı. Asırlardır hükmettiği toprakları tek tek elden çıkaran bitab düşmüş Osmanlı İmparatorluğu'nun o zamanki hali düşman kuvvetlerine zaferi yakın göstermekteydi. DÜŞMAN HER BAKIMDAN ÜSTÜNDÜ Çanakkale sırtlarında savaş başladığında düşman güçlerinde en modern kara ve deniz silahlarıyla 506 top namlusu mevcutken bizim birliklerimizde sadece 72 top bulunmaktaydı. 506 güçlü toptan atılan korkunç mermiler boğazın iki yakasını toz duman içerisinde bırakmıştı. Çanakkale Zaferi'nde ilk taaruzu gerçekleştiren Nusret Mayın Gemisi'dir. Elde kalan son 26 mayınla 8 - 9 Mart gecesi ustalıkla yapılan bir planlamayla düşmanın kontrolü altındaki karanlık limanda gerçekleştirildiği mayın dökme harekatıyla 24 saat içerizinde Marmara'da olacağı planlanan bir filoyu mağlup ve perişan ederek geri püskürtmüştür. Çanakkale Boğazını denizden geçemeyeceğini anlayan düşmanın karadaki harekatı da başarısız olmuş ve kahraman Türk Askerleri düşman güçlerine Çanakkale geçilmez dedirttirmiştir. Böyle bir başarı sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil milletimizin makus talihini de yenmiştir. Bu çetin düşman mücadelede düşman güçlerinin dikkate almadıkları bir nokta vardı. O da sadece silahlar değil onu kullanan insan ve iman gücüyle beslenen inançtı. TÜRK'ÜN ATEŞTEN SINAVI İşte Edremit'li Seyit'in destanı; 215 kiloluk top mermilerini namluya sürerek böyle bir zaferin banilerinin arasında olmuştur. Bu güç başka ne ile açıklanabilirki? Bu inançtaki esaret zincirini boynuna takmamış bağımsızlığını namus ve şeref addetmiş bir ulusun istiklal ve onurunu kurtarmıştır. Türkün ateşten gömlek giydiği bu varolma mücadelesinde yüce Türk Milleti topuyla, tüfeğiyle kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı karşısındaki muazzam güce rağmen yılmadan ve fedakarca kazanmıştı. Çanakkale Zaferi zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini alırken kurtarıcı ve yüce kişiliği ile gelecek yüzyılları aydınlatacak olan Mustafa Kemal gibi bir güneşi ortaya çıkarması açısından da ayrı bir önem arz etmektedir. Bizlere böyle zaferin gururunu yaşatan binlerce şehit ve gazilerimizi şükranla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Sözlerimi onlara verilecek en güzel hediyeyi veciz bir şekilde dile getiren Milli şairimizin iki dizesi ile noktalamak istiyorum; 'Ey şehitoğlu şehit , isteme benden makber Sana aguşunu açmış duruyor peygamber.'" GÖZYAŞLARI TUTULAMADI Halit Narin Meslek Lisesi Tarih Öğretmeni Ahmet Yıldırım Dinç'in günün anlam ve önemini belirten konuşmasının ardından öğrenciler tarafından hazırlanan Çanakkale Orotoryosu, Çanakkale ile ilgili şiirler ve Çanakkale geçilmez adlı oyun sahnelendi. Zaman zaman gözyaşlarının tutulamadığı ve programa katılanların birçoğunun gözyaşlarına boğulduğu anma töreni sona erdi. | |